22 Ekim 2014 Çarşamba

SEMİZOTU BİTMEDEN YEMEK LAZIM

Artık tezgahlarda sera semizotları kendini göstermeye başladı.Ama ben bu yemeği ancak ekleyebildim.Genelde bizim evde semizotunun yoğurtlu veya limonlu sarımsaklı salatası yapılırdı taa ki bu yaza kadar.Eşimin teyzesi yazlıkta semizotu yemeği yaptı ve ben ikinci tabağa konan yemeğini bile yedim.Çok lezzetli oluyor orası kesin.Semizotunun verdiği ekşilik benim gibi ekşi tatları sevenler için muhteşem.Ayrıca biliyorsunuz semizotu bağırsakları da çalıştırıyor.Bu da bir bilgi olsun size.Onun üzerine evde birçok defa kendimde yaptım.Şöyle bol sarımsaklı,soğanlı.....Yeme de yanında yat misali oldu anlayacağınız.Semizotunu benim gibi seviyorsanız mutlaka denemelisiniz.İşte tarifi:
SEMİZOTU YEMEĞİ TARİFİ:

MALZEMELER:

  • 2 bağ semizotu
  • 4 diş sarımsak
  • 1 orta boy kuru soğan
  • 2-3 adet domates
  • karabiber,tuz,kırmızı toz biber
  • zeytinyağı
  • az bulgur(isteğe bağlı)
  • az domates salçası


YAPILIŞI:

  1. Semizotları ayıklandıktan sonra iyice yıkanır.
  2. Dallarından yaprakları ayıklanır.
  3. Dalları ufak ufak doğranır ve az suda haşlanır.Bunu yapmamızda ki sebep dallar daha kalın olduğu için pişmesi uzun sürüyor.Eğer beraber koyarsak semizotu yapraklarının pişerken ki besleyiciliğini öldürecektir.
  4. Ayrı bir tencereye zeytinyağını alıyoruz yemeklik doğranan soğanları ekleyip kavuruyoruz.Kavrulmaya yakın ufak doğranan sarımsakları ekliyoruz.Bir miktar kavuruyoruz.
  5. Üzerine salçasını ekliyoruz yine kavuruyoruz.
  6. Salçanın üzerine pişmiş dalları ve semizotu yapraklarını ekliyoruz ve karıştırıyoruz.
  7. Üzerine kabukları soyulmuş ve küçük doğranmış domatesleri ekliyoruz.
  8. En son olarak az bulguru ve baharatlarını da ekleyip kısık ateşte domatesin suyuyla pişmeye bırakıyoruz.
  9. Bulgur pişince altını kapatıp afiyetle yiyoruz.   

21 Ekim 2014 Salı

KIBRISIN TATLISI DA MEŞHURMUŞ

 Yıllarca Kıbrısın şeftali kebabının içinde gerçekten şeftali olduğunu düşünmüştüm.Ama meğerse yokmuş.Adına neden şeftali kebabı demişler onu da bilemiyorum.Üniversitedeyken Kıbrıslı bir arkadaşım vardı öyle güzel konuşurdu ki oturup onu saatlerce dinleyebilirdim.Hiç gitmedim ama onun sayesinde nasıl bir yer olduğunu öğrenmiştim Kıbrısın.Fi tarihinde yani anlatacağım gerçekten fi tarihi o zamanlar Kıbrısa pasaportla gidilip geliniyordu.Babam rahmetli Kilisli arkadaşları ile gitmişlerdi.Rahmetli Kıbrısta bir tatlı yedim ne olur hanım ondan bize yap derdi.Ama zavallı annem tabii ki o zamanlar internet yok tarifi bir türlü bulamadı.Kıbrıslı tanıdıkta yoktu ki tarif alsın.Babam anlatıyor galiba içinde şu vardı,üstünde şu vardı diye.Un vardı diyor .Oysa ki sonradan öğrendim un yokmuş içinde.Tabii ki o zamanlar galeta unu icat edilmemişti.Annem onun anlattığı tarifle bize bir tatlı yaptı.Şimdi ki yediğim tatlı ile hiç alakası yok. 
Babam bu olmamış dedi.O zamanlar çok üzülmüştüm.Kadın ne yapsın kaynak yok,tarif yok elinden geldiğince yapmak için uğraşmıştı işte.Yıllar sonra internet icat edildi neyse ki icat edildi bende tarifi bulup yaptım.Babamın dediği gibi tatlı desen tatlı değil,kek desen kek değil ama tadı gerçekten güzel.Rahmetli bir daha yiyemedi ama ben artık her yapıp yediğimde onu anıyorum.Anneme de yaptım bak işte buymuş babamın tarif ettiği tatlı dedim.O da beğendi.Ara ara yapıp babamı anıyorum işte.Tarife gelince:
KIBRIS TATLISI TARİFİ:

MALZEMELER:

  • 4 adet yumurta
  • yarım su bardağı sıvıyağ
  • 1 çay bardağı toz şeker
  • 1 su bardağı galeta unu
  • 1 su bardağı hindistan cevizi 
  • ceviz
  • 1 paket kabartma tozu
  • 1 paket vanilya
ŞERBETİ İÇİN:

  • 1,5 su bardağı su
  • 1 su bardağı şeker
  • 1-2 damla limon suyu
ÜST KREMA MALZEMELERİ:

  • 1 litre süt
  • 1 su bardağı nişasta
  • yarım su bardağı şeker
  • 1 paket toz halinde krem şanti
YAPILIŞI:

  1. İlk önce şerbeti için gerekli malzemeleri tencereye alıp kaynatıyoruz.Kaynamaya başlayınca limonunu koyup 5 dakika daha kaynatıp altını kapatıyoruz ve soğumaya bırakıyoruz.
  2. Keki için yumurta ve şekeri iyice yani krema kıvamına gelene kadar çırpıyoruz.
  3. Diğer kek malzemelerini de ekleyip çırpmaya devam ediyoruz.
  4. Keki yağlanmış kare borcama koyuyoruz.Ve önceden 180C ısıtılmış fırında içi iyice pişene kadar tutuyoruz.
  5. Fırından çıkardıktan sonra ilk sıcaklığı geçtikten sonra soğuk şerbeti üzerine döküyoruz.
  6. Üst kreması için gerekli malzemeleri krem şanti hariç tencereye alıyoruz ve muhallebi kıvamına gelene kadar pişiriyoruz.
  7.  Kreması koyulaşmaya başlayınca ocaktan alıyoruz ve krem şantiyi toz halinde ekleyip blenderla çırpıyoruz.
  8. Çırpma işlemi bittikten sonra muhallebiyi kekimizin üzerine döküyoruz ve buzdolabına koyup soğumasını bekliyoruz.
  9. Hepsi bu soğuyunca çıkarıp dilimliyoruz ve afiyetle yiyiyoruz.

16 Ekim 2014 Perşembe

LAVAŞTAN CİPS YEMİŞ MİYDİNİZ?

 Cem Yılmaz'ın reklamda dediği gibi "insan yiyecek bunu biraz küçük olsun" değil mi?Ben abartıp biraz büyükçe cipsler yapmışım ama siz bence boyutlarını biraz küçültün.Cipsi sevmeyen yoktur herhalde.Sorumlu anne:)) olarak çocuklarıma sağlıklı şeyler yedirme gayreti içinde olduğum zamanlarda yaptım bu cipsi.İyi mi ettim Efe iyi ettiğimi söylüyor.Zaten en çok da o yedi.Ve sevdi.Ben biraz fırında fazla tutmuşum o yüzden tadı azıcık acımsı oldu aman siz fazla kurutmayın.Lavaşı çok seviyorum.Herşeye yakışıyor bence.O yüzdendir ki buzluğumda her zaman fazladan lavaş bulunur.Buzluktan çıkarınca çözülmesi de uzun sürmüyor en fazla 5 dakika.Eğer siz buzluğa atmıyorsanız atın derim.Daha önce lavaşlı kolay pizza yapmıştım.Lavaşı et dürümde de kullandım. Pizzasını ince sevenler içinde lavaşlı pizza yapmıştım.
 Şimdi de lavaşla cips yaptım.Gerçek cipsler gibi oldu mu tabii ki hayır.Ama ona yakın bir tat elde ettiğimi söyleyebilirim.Bir daha ki sefere bol acılı yapıp oturup kendim yiyeceğim.Hayatımız çocuklarımızın çevresinde dönüp şekillense de arada kendimizi de şımartmamız gerekiyor değil mi?Bir tanıdığım bana " çocuklar büyüp evden gittikten sonra ben ne yemek severdim unuttum zira hep bebelerimin sevdiği yemekleri yapıyordum" demişti.Herhalde bende yaşlanınca aynı şeyi kısmen de olsa söyleyeceğim.  
 Belki birçoğunuz da benim gibidir.Oysa hayat hepimizin çevresinde şekillenmeli bence desem de olmuyor işte deyip nokta koyuyorum ve tarife geçiyorum.
LAVAŞLI CİPS TARİFİ:

MALZEMELER:

  • 2 adet lavaş
  • 3 yemek kaşığı zeytinyağı
  • tuz,pul biber,toz kırmızı biber,kekik
YAPILIŞI:

  1. zeytinyağının içine tuzu ve baharatları atıp karıştırın.
  2. 1.lavaşı serip üstüne bol miktarda zeytinyağlı karışımdan sürün isterseniz önceden dilimleyip zeytinyağına bandırabilirsiniz ama bana çok yağlı geldiği için sadece üstüne sürdüm.
  3. 2.lavaşıda 1.nin sütüne koyup yine zeytinyağlı karışımdan sürün.
  4. Ve lavaşları cips şeklinde kesin.Dediğim gibi ben kocaman kesmişim siz biraz küçük kesin.
  5. yağlı kağıt serili tepsiye gelişi güzel yerleştirin.
  6. Önceden 200C ısıtılmış fırında kızarana kadar pişirin.Çok kızarmasın daha doğrusu yanmasın dikkat edin.

Afiyet olsun.

13 Ekim 2014 Pazartesi

KREMA ve KABAK

 Çok uzun aralar vermek istemesem de çocuklardan fırsat kalmıyor maalesef.Efe'nin ödevleri,Aren'in oyunu,bakımı,yemekleri,evin işleri,öglenin,akşamın yemekleri derken zaman nasıl akıp gidiyor anlamıyorum.Efe'nin seyrettiği bir animasyon filminde süper ailede kahraman "ortalığı daha yeni temizledim acaba bir süreliğine temiz kalabilir mi"diyor.Benim de böyle diyesim geliyor.Diyorum da.Ama ne mümkün.Biz kadınların herşeye yetmek gibi bir kaygısı var.Nedenini bende bilmiyorum.Oysa biz olmasak da hayat devam ediyor bunu biliyorum.Kendi egomuz için mi yoksa annelik içgüdüsü ile mi yapıyoruz inanın bilmiyorum.Kadir kıymet bilme meselesine hiç girmiyorum bile.Yıllar önce olduğu gibi yeniden çalışmak istiyorum.Ev hanımlığı benim doğama aykırı olsa da zorunlu ev hanımlığı yapıyorum.İnanın bana çok zor iş.Çalışmak bence daha kolay olurdu.Bunu  derken çalışan arkadaşlarım da bana kızacaklar biliyorum.Ama bu benim doğrum ne yapayım.Çalışan insan olunca hayat daha düzenli akıyor sanki.Zaman daha değerli olduğu için zamanı doğru kullanmayı öğreniyorsun.Ama aynı sorun orda da var işte "herşeye yetmek".Sihirli kelime bu.     
Oysa ki hayatı eşlerimizle paylaşmıyor muyuz?Niye bütün yük bizim omuzlarımız da kalıyor anlamak zor.Aslında bu biraz da bizim suçumuz galiba.Eşlerimize "sen geri dur ben yapayım ya da sen kısa zamanda halledemezsin ya da abartıp sen yapamazsın"diyerek eşlerimizi hep geri plana atıp kendimiz halletmeye çalışıyoruz.Ne uğruna "benim hanım çok becerekli" demesi uğruna.Ama yitip giden hayat hepimizin hayatı.En çok da kadınların hayatı.Bir kısır döndüğünün içine dönüp duruyoruz.Bu konu böylece uzar gider hanımlar.Ben sabah sabah sizin daha fazla zihninizi yormayayım.Ben bu aralar bir acayibim çünkü.Geçer mi tabii ki geçer.Gelelim çorbamıza.
KREMALI KABAK ÇORBASI TARİFİ:
MALZEMELER:

  • 3 adet kabak
  • 3-4 yemek kaşığı un
  • 1 küçük paket krema
  • sıvıyağ
  • tuz,dereotu
  • sıcak su
YAPILIŞI:

  1. Kabakların kabuklarını soyup küp küp doğruyoruz.
  2. Dereotunu yıkayıp ince ince doğruyoruz.
  3. Tencereye biraz sıvıyağ alıp içine kabakları ekliyoruz.
  4. Tahta kaşıkla karıştırarak bir miktar kavuruyoruz.
  5. Kabaklar kavrulduktan sonra üstüne unu ekliyoruz.Unun kokusu çıkana kadar kavurmaya devam ediyoruz.
  6.  Unun kokusu çıkınca sıcak su ilave ediyoruz.Ve kaynamaya bırakıyoruz.
  7. Kabaklar pişince blenderdan geçiriyoruz.Ve tuzunu ekliyoruz.
  8. Söndürmeye yakın kremasını ekliyoruz ve 1-2 taşım daha kaynayıp altını kapatıyoruz.
  9. Servis kasesine aldıktan sonra ince kıyılmış dereotu serpiyoruz.
  10. Afiyetler olsun.

2 Ekim 2014 Perşembe

BAKLAVANIN DA KOLAYI OLURMUYMUŞ DEMEYİN

Evet baklavanın yalancısı da olur muymuş demeyin yeşim yapmış ve bende denedim oluyor gerçekten.Ama baklava yufkasından yapılan tatlılara alternatif olarak düşünülebilir belkide.Ama siz yinede ev baklavası yapma konusunda uzmanım,oklavayı iyi tutar,incecik hamur açarım diyorsanız buyrun burada da gerçek ev yapımı baklava tarifi var.Ayıptır söylemesi kayınvalidem muhteşem yapar baklavayı.
Yemesine doyamazsınız.Ama emek istiyor işte.Tabii ki daha çok da maharet istiyor.Bende öyle maharetli olmadığıma göre ya baklavalık yufkadan şöbiyet,ya büzme baklava,baklavalık yufkadan baklava,ya cevizli kadayıf,kadayıf dolması,ya da cennet çamuru tatlısı yapayım derken kendimi yeturlalezzetkareleri yeşimin sayfasında buldum.Baktım değişik bir alternatif deneyeyim dedim.Fena olmadı sadece bana göre şerbetinde ki şeker oranı biraz fazla geldi.Baya tatlı olmuştu.Birde fırında tutma süresini biraz uzatsaydım sanki daha iyi olurdu.Siz bunlara dikkat ederseniz iyi olur. 
Bu arada tatlının fotografını çekerken kullandığım dünya yerküresinde hep Amerika denk gelmiş.Valla bilerek yapmadım.Tamamen tesadüf.Daha fazla uzatmadan hepinizin gelecek olan kurban bayramını kutlarım.Sevdiklerinizi mutlu bayramlar geçirmenizi diliyorum.İşte tarif:
YALANCI BAKLAVA TARİFİ:
MALZEMELER:
  • yarım su bardağı sıvıyağ
  • yarım su bardağı ılık su
  • 125 gr.margarin(oda ısısında olacak)
  • 1 su bardağı elle kırılmış ceviz içi(Ceviz hamurun içine eklenip beraber yoğrulacak)
  • 1 paket kabartma tozu
  • aldığı kadar un(kulak memesi kıvamında olacak:)))
ŞERBETİ:
  • yeşim 3 su bardağı şeker demiş ama çok aşırı tatlı oluyor bence 2 su bardağı toz şeker yeterli olur.
  • 1 su bardağı su
  • az limon suyu
YAPILIŞI:
  1. İlk önce şerbet kaynatılıp soğutulacak.Şerbeti koyu kıvamlı olmalı.
  2. Hamuru için gerekli olan malzemeler derince bir kapta un azar azar eklenerek karıştırılır.
  3. Kullanacağınız tepsiyi sıvıyağ ile yağlayın ve hamuru kalınlığı 1 cm olacak şekilde elinizle bastırarak yayın.Tepsi ölçüsü veremiyorum.Ben diktörgen borcam kullandım ama az geldi gibi.Sadece kalınlığı 1 cm olacak.
  4. Hamuru bıçak ile baklava dilimi gibi kesiyoruz.Ben pek beceremesemde siz yaparsınız biliyorum.
  5. Önceden 180C ısıtılmış fırında üstü pembeleşene kadar pişirin.
  6. fırından çıkardıktan sonra ilk sıcağı geçtikten sonra soğuk şerbeti üzerine dökün ve şerbetini çekene kadar bekletiyoruz.
  7. Şimdiden afiyet olsun.

Ben kahvemi yudumlarken yanına bir dilim baklava aldım.Kahveyle de tatlı çok güzel oluyor tavsiye ederim.

24 Eylül 2014 Çarşamba

YAZ MEVSİMİNİN BİTTİĞİNİN KANITI KIŞ HAZIRLIKLARI

 Yaz bitiyor ve en sevdiğim mevsim olan sonbahar geldi nihayet.Çoğu insana sonbahar hüzün mevsimi gibi gelir ama bana öyle değil.Nedense benim içim dolar taşar bu mevsimde.İnsan bazen sebepsiz yere mutlu olur ya bende öyleyim işte.Dökülen yaprakları,solan renkleri,üşüten rüzgarı...ve daha birçok şeyi severim ben.Bu mevsimde çok yorgun olurum ama yorgunluğumu unuturum çoğu zaman.Yorgunluğumun bir sebebi de kış hazırlıklarıdır.Bu sene de neler yaptım neler.Bir kısmı ablam ve annemin elinden çıksa da bende yorulmadım değil hani.Kışlık domateslerimi ailem sağolsun köyde kurutup gönderdiler bana.Benim daha önce yaptığım bamya kurutması,Lutenitsa sosa,Domates konservesine,kışlık patlıcan salatasına,kışlık patlıcan konservesine,Cevizli yoğurt turşusuna,turşu yapımına bakabilirsiniz. Malum domates Antalya da zor kuruyor.Ama kurutma olayını tabii ki biliyorum ve kısaca anlatayım size.
DOMATES NASIL KURUTULUR?
İstenilen kadar içi şöyle etli olan domateslerden alınır.Ayrıca az sulu domates olursa daha çabuk kurur.Domatesler ortadan dörde bölünür.Balkonda bol güneş gören bir yerde temiz bir örtü veya kağıdın üzerine serilir.Ve üzerlerine kaya tuzu serpilir.Domates kurutmak için en ideal ay Ağustos ayıdır bu arada.Tuz domatesin kurutma sürecini uzatıyor ama tuz olmadan da kuruyan domatesler çürüyor. 
 DOLMALIK BİBER NASIL KURUTULUR:
Dolmalık biberler yıkandıktan sonra sularının kuruması için bekletilir.Küçük ve ince kabuklu biberleri tercih etmenizi öneririm.Biberlerin saplarını ve çekirdeklerini temizleyin.Yorgan iğnesine kalın ip geçirin ve alt taraflarından(yani ucu açık olamayan taraflarından) iğneyi geçirmek suretiyle biberleri ipe dizin.Biberlerin arasında boşluk bırakmaya gayret edin ki daha çabuk kurusunlar.Biberleri bol ışıklı ama güneş görmeyen bir yere asın.Yani direk güneş ışığına maruz kalmasınlar. 
 KIRMIZI BİBER KÖZLEME:
Biberleri yıkadıktan sonra yağlı kağıt serili tepsiye dizin ve önceden 200C ısıtılmış fırına verin.Sonra çıkarıp kabuklarını soyun ve çekirdek yuvalarını temizleyin.Soğuduktan sonra yiyeceğiniz kadarını  buzdolabı poşetine koyup buzluğa atın.
 KIŞLIK FESLEĞENLİ(REYHANLI)DOMATES SOSU:

  • 3 kilo domates
  • 2 adet kesme şeker
  • taze fesleğen
  • yarım çay bardağı sıvıyağ
  • 2 yemek kaşığı kaya tuzu
  • karabiber
YAPILIŞI:

  1. Domatesleri yıkadıktan sonra kabuklarını incecik soyuyoruz.
  2. Ve küp küp doğruyoruz.
  3. Tencereye sıvıyağı alıyoruz.
  4. Sarımsakları soyup 3 parçaya bölüyoruz.
  5. Tencereyi ocağa koyup altını yakıyoruz ve sarımsakları içine atıp şöyşe bir çeviriyoruz.
  6. Üzerlerine domatesleri ekliyoruz.ve tencerenin kapağını kapatıyoruz.
  7. Ara sıra karıştırarak domatesler eriyen kadar pişirin.
  8.  Sonra tencerenin içine şekeri,tuzu,karabiberi ve yıkanmış olan fesleğen yapraklarını ekleyip karıştırın.Ve kapağı açık bir şekilde kaynatmaya devam edin.Bütün malzemeler iyice özleşene kadar pişirin.Bunun bir süresi yok siz kendinize göre ayarlayın.Koyu kıvamlı olsun istiyorsanız daha çok kaynatın.Pişen domates sosunu sıcakken strelize adilmiş kavanozlara paylaştırın ve ağızlarını sıkıca kapatın.Ağzı ters çevrilmiş bir şekilde bir gün bekletin ki sızıntı olup olmadığını anlayabilesiniz.Sonra karanlık ama serin bir yerde muhafaza edebilirsiniz.
  9. Afiyet olsun.


KIŞLIK DOLMALIK SALATALIK KURUTMA NASIL YAPILIR:
Benim en sevdiğim dolmalık kurutma salatalıktır.Salatalıklar yıkanır ve alaca soyolur ve içi dolma oyacağı veya kaşıkla oyulur.Ve açık olan ağzı aşağı gelecek şekilde arka taraflarından İğne yardımıyla ipe geçirilir.Aralarında boşluk kalması önemli.Ve balkonda direk güneş ışığına maruz kalmayan ama aydınlık bir yere asılır.
Hepinize şimdiden afiyet olsun.

22 Eylül 2014 Pazartesi

ZOR PASTALAR EMEK İSTER

 Çok kolay hazırlanan bir pasta zannediyorsanız yanılıyorsunuz.Biraz emek istiyor.İyi şeyler hep emek istemez mi?Daha önce Medovik rus pastasının tarifini vermiştim ya ona benziyor.Sadece tek farkı kakaolu hamurdan yapılmış olması.Malum bizimkiler kakaolu pasta hastası.Bizimkiler demişken okullar açıldı ve bizim evde özellikle sabahları inanılmaz bir telaş başladı.Aslında sizlere bir günümün anatomisini çıkarmak isterim ama okurken yorulursunuz.Ama en azından sabahlarımızı anlatayım.Saat 7:15 kalkış neden 7:15 diye sormayın ona şartlandık artık.Efe zar zor uyandırılır.Ama zar zor uyanmış olması kahvaltı faslında daha da zorlaşırel yüz yıkanır.Derken küçük adamda uyanır abisinin sesine.
 Efe kahvaltı da ne peynir ne zeytin nede başka kahvaltılık malze yer.Eee ne yapıyorsun diye sorarsanız.Beyefendiye hergün ayrı malzemelerle kahvaltı hazırlanır.Rica minnet yedirilir.Ama Efe yemeye başlamadan küçük adam bacaklarıma mama mama diye sarılır.Alalacale onunda kahvaltısı hazırlanır.Kahvaltı faslı malumunuz bu yüzden uzun sürmez.Tekrar el yüz yıkama ve tuvalet derken küçük adam kaka yapar.Sen şurdu bir dur denir ve çocuk ikinci plana alınır.Efe giydirilir.Hadi oğlum servis gelecek nidaları eşliğinde.
 Ve Efe servise yollanır.Kaldık mı Arenle.Altı temizlenir,birlikte ev toparlanıp temizlenir,oyun oynanır ve uyku vakti gelir.Oh nihayet nefes alma vakti mi?Tabii ki hayır deyip daha fazla uzatmadan tarife geçeyim.
EV YAPIMI KAKAOLU BİSKÜVİLİ PASTA TARİFİ:

MALZEMELER:

  • 3 adet yumurta
  • 120 gr.margarin (eritilip ılınmaya bırakılacak)
  • 1 çay bardağı toz şeker
  • 3 yemek kaşığı bal
  • 1,5 paket kabartma tozu
  • 4 su bardağı un
  • 1 paket vanilya
  • 1 yemek kaşığı kakao tozu
KREMA MALZEMELERİ:

  • 4 su bardağı süt
  • 3 yemek kaşığı un
  • 1 yemek kaşığı nişata
  • yarım su bardağı toz şeker
  • 100 gr.margarin
ÇİKOLATALI ÜST MALZEMESİ:

  • 2 adet bitter çikolata
  • 2 yemek kaşığı sıvı yağ
YAPILIŞI:

  1. Krema malzemeleri margarin hariç derince bir tencereye alınır ve ocağa konur.Orta hararetli ocakta arada karıştırarak koyulaşana kadar tutulur.
  2. Kaynayıp koyulaşmaya başlayınca margarin eklenir ve margarin eriyene kadar kısık ateşte karıştırılır ve altı kapatılıp ılınmaya bırakılır.
  3. Bisküvisi için bal yanmaz bir tavaya alınır ve ısıtılır unutmayın kaynatmıyoruz.Isınan bala kabartma tozu eklenir ve köpürene kadar yaklaşık 1 dakika pişiriyoruz.Ve bir kenara alıp ılınmasını sağlıyoruz.
  4. Yumurtaları ve şekeri derince bir kapta çırpıyoruz.
  5. Ilınan ballı karışımı yumurtaların içine ekleyip karıştırıyoruz.
  6. Eritilip ılınmaya bırakılmış margarini de yumurtalara ilave edip karıştırıyoruz.
  7. Son olarak un,kakao ve vanilyayı ekleyip sert bir hamur elde ediyoruz.
  8. Hamuru 6 eşit parçaya bölüyoruz.Ve üstünü örtüp 10 dakika bekletiyoruz.
  9. Dinlenen hamur bezelerini tek tek merdane ile un serperek açıyoruz.
  10. Şekli düzgün olmayabilir üzülmeyin piştikten sonra düzelteceğiz.
  11. Yağlı kağıt serili tepsiye 1 tane yerleştiriyoruz.
  12. Başka bir tepsiye bir tane daha.Yani her seferinde 2 ayrı tepside pişiriyorsunuz bisküvileri.
  13. Önceden 180 C ısıtılmış fırına veriyorsunuz.Ve bisküvileri birkaç yerinden çatalla deliyorsunuz ki kabarmasın.
  14. Tahmini 5-10 dakika arasında pişiyor.
  15. Bisküvileri çıkarıp sofra bezine sarıyorsunuz.
  16. Bisküvilerin ilk sıcaklığı geçtikten sonra tencere kapağı yardımıyla kesiyorsunuz.Çıkan parçaları süslemede kullanabilirsiniz.Ve sofra bezine yeniden sarıyorsunuz.Bütün hamura aynı işlemi uyguluyorsunuz.
  17. pişen bisküvilerin 1. büyükçe bir tabağa alıyoruz ve üstüne ılınmış krema sürüyoruz.Sonra 2.bisküvi ve yine krema böyle yaparak bütün bisküvileri kullanıyoruz.En üstüne de çikolatayı benmari usulü eritip üstüne döküp düzeltiyoruz.Ama isterseniz çikolatalı karışım yapmayabilirsiniz direk kalan kremayı da kullanabilirsiniz.
  18. Pastanın üstünü kapatıp 4-5 saat veya 1 gün buzdolabında bekletiyoruz.Ne kadar beklerse o kadar lezzetli oluyor.
  19. Afiyet olsun.

11 Eylül 2014 Perşembe

HİNDİSTAN CEVİZİ YOLDA DAMLA ÇİKOLATA İLE BULUŞMUŞ

Bu okunmayan çivi yazısı oğluma ait.Ama önemli olan okunmayışı değilde okunduğu zaman içinde yazan duyguları önemli benim için.Arada sırada oğlumun aklına eser şiirler yazar bize.Hiçbirini atmam saklarım.Benim en değerli hazinem nede olsa.İçinde duygu olan yazıları atamam ben.Eminim hiçbirinizde atamıyordur.Mesela biz evleneli 12 yıl oldu hala eşimle yazıştığımız mektupları saklarım.Yazıştığımız dediğime bakmayın benim ona yazdığım mektupları demek daha doğru olur.Benim çocukluk arkadaşım vardır Neslihanım. Neslihanla üniversitedeyken yazıştığımız mektuplarım bile durur. 
Çağımız elektronik çağı geyiğine girmeyeceğim.Zira zaman neyi gerektiriyorsa onu yaşıyoruz.O zamanda cep telefonu veya bilgisayar vardı da biz mi yazışmadık efendim.Arada Efe'ye Neslihanın kızlarına mektup yazdırıyorum.Mektubun ne demek olduğunu öğrensin postanenin ne işe yaradığını bilsin diye.Zavallım postaneyi sadece para yatırılıp çekilen,fatura yatırılan bir yer zannediyor.Gerçi uzun yıllardır bu işlevi görüyor o da haklı.
 İlkokuldayken öğretmenler okumayı yazmayı öğrenince hemen bir tanıdığımıza mektup yazdırırdı.Eminim birçoğunuz böyle mektup yazmışsınızdır.Nedense mektubu yazardık ama karşıdan hiç cevap gelmezdi.Ne olurdu sanki onlarda yazsaydı.Bizde sınıfta hava atsaydık.Bak mektubum geldi diye.Yigenim bana böyle bir mektup yazmıştı bende de böyle bir acı olduğu için hemen karşılığını yazıp göndermiştim.Hala söyler teyze bir tek benim mektubuma cevap geldi diye.Sevinçle göstermiş ögretmenine.O da koca sınıfın önünde okutmuş mektubu.

Ne oldu elimemi yapıştı.Yok hayır bir çocuğu mutlu ettim.Hala övünerek anlatmasına vesile oldum fena mı oldu.
Neyse efendim bu mektup meselesi böyle uzar gider.Ben kurabiyeye geçeyim.Hindistan cevizi oldum olası çok sevdiğim bir meyvedir.Kuru haliyle önüme koy kaşık kaşık yerim o kadar yani.Bu kadar sevdiğim bir meyvenin kurabiyesini yapmadan olmaz değil mi?Daha önce hindistan cevizli bezeleri yapmıştım.Sonra başka bir verisyon olan hindistan cevizi kurabiye yi yaptım.Hindistan cevizli keki de es geçmeyeyim ve hindistan cevizinin en güzel hali olan coco star kurabiye bunun gibi birçok tarifim var hindistan cevizi ile yapılmış.Hepsine bakabilirsiniz.
HİNDİSTAN CEVİZLİ VE DAMLA ÇİKOLATALI KURABİYE TARİFİ:

  • 150 gr.margarin
  • 2 su bardağından 2 parmak eksik un
  • yarım çay kaşığı kabartma tozu
  • 1 çimdik tuz
  • 1 su bardağı toz şeker
  • 1 çay kaşığı vanilya
  • 1 su bardağı hindistan cevizi
  • 1 yumurta
  • damla çikolata
YAPILIŞI:

  1. Damla çikolata hariç tüm malzemeleri derince bir kaba alın.
  2. Bütün malzeme iyice birbirleriyle bütünleşene kadar karıştırın.
  3. En son olarak damla çikolatayı koyun.
  4. Tekrar karıştırın.
  5. Hamurdan ceviz büyüklüğünde parçalar koparıp elinizde yuvarlayın.
  6. Yağlı kağıt serili tepsiye aralıklı yerleştirin.
  7. Önceden 180c ısıtılmış fırında üzeri hafif kızarana kadar pişirin.
  8. Soğuyunca yiyebilirsiniz.Afiyet olsun.

3 Eylül 2014 Çarşamba

PORTAKALLI GRANİTA

 Yaz bitmeden eklenmesi gereken çok tarif ve resim var.Portakallı granita da bunlardan biri.Alanyada çok uzuca portakal temin edince granitayı yapmaya karar verdim.İnanır mısınız kışın portakallarından daha sulu ve lezzetli portakalı yazın doya doya yedik.
Eve kilolarca portakal girince ogluşlarımı mutlu etmek ve portakaldan bıkmalarını engellemek için bir nevi buzlu portakalda diye bilecegimiz bu tarifi buldum.Bence çok lezzetliydi.Ama fotolardan da anlaşılacağı gibi biraz daha donmasına izin verseydim çok iyi olacaktı.Fotoğraf uğruna erken buzluktan çıkarılıp erimesine müsaade ettim.Ama sanmayın ki ziyan oldu.Tekrar buzluğa girince kendine geldi.Bence sıcak yaz günleri için ideal oldu.
Evde üstünü süsleyecek nane olmadığı için bende üstüne lavanta çiçeğimin yaprağından koydum.Bunu da bu arada belirtmek istedim.Portakal kış meyvesi belki bulamayabilirsiniz ama başka başka meyvelerle deneyin derim.Eminim onlarlarda çok lezzetli olur.Mesela karpuzla....
Bugün çok kelam edemeyeceğim.Bizim minik oğlan uyanmadan tarifide ekleyip kaçacağım.Bu arada söylemeyi unuttum Arenim sünnet oldu.Yani oldu da bitti maşallah oldu.Bu yazın sıcağında onu da aradan çıkarmış olduk.Öyle doktorların dediği gibi 1 günde denize gir felan olmuyor bilginize.Yine tam anlamıyla iyleşme süreci 1 haftayı buluyor.Ama çok şükür ki kolay atlatıyoruz. Efe'yi sünnet ettirdiğimizde çok çektiğimiz için minik adamda aynı hatayı yapmadık. İyi ki de yapmamışız.Efe 1 yaşında sünnet olmuştu.Arenimiz birbuçuk yaşında oldu.Ben açıkçası geç sünnetlere karşıyım.Çocukların aklı ermeden hallolmalı bence bu sünnet işi.Minik dediğime bakmayın o bile olayın farkında ama unutacak.
Gelelim tarife:
PORTAKALLI GRANİTA TARİFİ:

  • 2 adet portakal
  • 1-2 yemek kaşığı limon suyu
  • 1 portakal kabuğu rendesi
  • Çıkan portakal ve limon suyu kadar da toz şeker
YAPILIŞI:

  1. İlk önce portakalın kabuğunu rendeliyoruz.
  2. Rendelediğimiz portakalın suyunu sıkıyoruz.
  3. Elde ettiğimiz suyu bardakla ölçüp ona göre toz şekerini ayarlayın.
  4. Portakal suyunu,toz şekeri,limon suyunu ve portakal kabuğu rendesini tencereye alıp ocağın altını yakın.
  5. Orta hararetli ateşte şeker eriyene kadar tutun.Şeker eriyince altını kapatın.Unutmayın kaynatmıyoruz.
  6. Bu sıvıyı cam bir kaba koyup ağzını kapatmadan buzluğa koyun.
  7. Tahmini 1,5-2 saat sonra kenarlardan donmaya başlayınca çatalla karıştırın.Ve tekrar buzluğa koyun.
  8. Bu işlemi birer saat arayla tekrar yapın.2-3 saat boyunca bu işlemi tekrarlayın.
  9. Her tarafı buz parçacıkları ile dolmuşsa işlem tamam demektir.
  10. Ve yenmeye hazır.Eğer ola ki artarsa üzerine streç film geçirip arada çıkarıp yiyebilirsiniz.
  11. Afiyet olsun.

1 Eylül 2014 Pazartesi

YOĞURT İLE TAVUĞUN BULUŞMASI

 Herkese mutlu ve renkli zamanlar diliyorum.Efendim farkettim ki uzun süredir hamur işleri eklemekteyim.Zannetmeyin ki bizim evde yemek pişmiyor.Bizim mutfakta yemek de pişiyor.Özellikle et ve tavuk türü yemekler bol bol pişiyor hemde.Duyuyorum ki bir çok evde artık tavuk yenmiyor.Malum son çıkan haberler hepimizi etkiledi.Her yediğimiz üründe hile hurda mevcut artık.Gerçekten tavuk mu yiyiyoruz bilemiyorum.Organik tavuk alalım dedik bir kere Allah sizi inandırsın sadece iki butundan iki parça et yedi.Sadece Efem yedi o da doymadım anne dedi.O organik tavuğa verdiğimiz parayı da hiç söylemeyeyim.
 Baktık olacak gibi değil market tavuğuna dönüş yaptık.Aslında el birliği ile protesto etmek var ama şimdi sizi galeyana getirmek istemem.Eskiden tavuk değerli bir varlıktı.Rahmetli babaannem senede bir defa köye gittiğimizde tavuğu yakalar özel misafir olduğumuz için sadece bize keserdi.Köyde her gittiğimiz evde krallar gibi ağırlamak için illa ki tavuk keserlerdi.Ne günlerdi.Ne günlerdi demişken yaşlandığımı hissettim. Abimin eşi yengem sevgi ablam bana Almanyadan bir krem getirmiş.Üzerinde 35 yaş ve üstü kullansın yazıyor.Her sabah kırışıklığın yoğun olduğu yüz,boyun ve dekolte bölgesine sürüle diye buyurmuş kremi bulan zaat.Hemde masaj yapılarak uygulanacak.Yani zaman ayrılacak anlayacağınız.Ama mevzu bu değil elbet.Mevzu 35 yaş ve üstü ibaresi.
 Ruhumun yaşını sorarsanız en fazla 25 ama kimlik yaşımı hiç sormayın derim ben size.Bu kremle bir kere daha yaşlandığımı anladım.Resmen bir tokat gibi vuruldu yüzüme.Her yaşın ayrı bir güzelliği var diyerek kendimi avutmayacağım..Ben mesela yeniden 25 olmak isterdim.Acilen bir zaman makinesi icat edile diye buyurur Eylem.
 Nereden nereye geldim.Konumuz aslında tavuktu değil mi?Tarifi vereyim de yaşlılığımla yüzleşmeye gideyim ben.
YOĞURT SOSLU TAVUK TARİFİ:

  • İstenilen kadar tavuk bağet
  • 3-4 diş sarımsak
  • 2 yemek kaşığı yoğurt
  • 1 yemek kaşığı domates salçası
  • az sıvıyağ
  • tuz,karabiber,kekik,toz kırmızı biber

 YAPILIŞI:

  1. Tavuk bağet hariç diğer malzemler derince bir kapta karıştırılır.(sarımsaklar havanda dövülerek katılmalıdır.)
  2. Bağetler iyice yıkanır.
  3. Yıkanılan bağetlerin suyu süzüldükten sonra yoğurtlu harcın içine atılır.
  4. Tavuk bağetlerin her tarafının bu sosa bulanması sağlanır.
  5. Bu sos içinde tavuk bağetlerin ağzı kapatılarak buzdolabında 2-3 saat muhafaza edilir.
  6. Buzdolabında çıkardıktan sonra tepsiye aralıklı dizilir.Ve üzerine alimunyum folyo kapatılır.
  7. Önceden 180C ısıtılmış fırına verilir.
  8. Tahmini 20 dakika sonra folyo kaldırılır ve tavuklar kızarıncaya kadar pişirilir.Ve yenmeye hazır.
  9. Afiyet olsun.


26 Ağustos 2014 Salı

GRAHAM KKRAKERİ DUYMUŞ MUYDUNUZ?

Ben açıkçası bu krakerin adını duymamıştım.Ne zaman ki yabancı yemek sitelerine dadandım o zaman ögrendim.Ama krakerin kendiseinden ve tarifinden önce anlatacak çok şey var.Uzun zamandır bloguma yazı ekleyemedim.Ama çok güzel sebeplerim vardı.Yakın zamanda görmek isteyeceğim bir sürü güzel insanı ağırladım evimde.İlk önce çocukluk,gençlik...arkadaşım Fatmamı eşiyle ağırladım.Sana geliyoruz dediklerinde kalbim ağzımdan çıkacaktı sanki.Fatma benim çocukluğum,gençliğim,komşum,dostum,arkadaşım,kardeşim.Çok ama çok uzun süredir yüzyüze görüşme fırsatımız olmamıştı.Hani bazı sevdiklerimiz vardır yıllarca görüşemesende onu gördüğünde sanki yıllar geçmemişte daha dün gibi hissedersiniz ya işte öyle oldu.Eskilerden,yenilerden ve herşeyden konuştuk saatlerce.Gençliğim geldi sandım kapıdan.
Sonra Fatmam gitti.Hiç gitmesin istedim. Mersinden bir dostum daha geldi.Belginim,canım.Belginimle de acı,tatlı çok şey yaşadık.Çocukları boyum kadar olmuş.Yaşlanmışız dedim kendi kendime.Ama dostlarım hala yanıbaşımda.Yaşlanmak dokunmadı bana hiç.Hep hayal ederdik evlenmişiz,çocuklarımız olmuş.Bir araya gelmişiz çocuklarımız oynarken biz sohbet ediyoruz,kahve içiyoruz.İşte tablo aynen  buydu.Hiç gitmesin istedim.
Sonra yiğenim geldi.Ne özlemişim güzelimi.İnsanın ailesinden biri yanında olunca ne kadar güçlü hissediyor kendini.Uzunca bir süre yanımda kaldı.gezdik,sohbet ettik.....Ablam koktu bana.3 senedir ablamı görmediğim için kokusunu içime içime çektim.Hasret koktu,sevgi koktu yiğenim.Ablamın ben küçükken saçlarımı tarayışını hatırladım.Beni incitmeden sevişini.Çok özledim hemde çok.
  Sonra canparem,canımın diger yarısı abim geldi.Yiğenlerim,yenğem yani kısacası sevdiklerim geldi.Senede bir defada olsa görüşmelerimi, çok şükür Allahım diyorum.Beni sevdiklerimden ayrı düşürme diye dua ediyorum.Hiç gitmesinler istiyorum ama omuyor işte.Herkesin kendine ait bir hayatı var.Onlar dışarıdayken de fırsat bu fırsat deyip yazımı eklemek istedim.Sevdiklerimi ve sevindiklerimi sizlerle paylaşmak istedim.
Graham krakere gelince dediğim gibi yabancı sitelerde pasta taban altı olarak kullanılıyor ya da sadece kraker olarak tüketiliyor.O yüzden merak saldım araştırdım.Arayan mevlasını da belasını da demişler.Uzun araştırmalar neticesinde bu krakerler ortaya çıktı.Bizimkilerden farkı ne diyebilirsiniz.Açıkçası çok da fark yok gibi geldi bana.Ama denenmeye değer diye düşünüyorum.İşte tarif:
GRAHAM KRAKER TARİFİ:

  • 180 gr. tuzsuz tereyağ veya katı margarin
  • yarım su bardağı esmer şeker
  • 1,5 su bardağı un
  • yarım su bardağı tam buğday unu
  • yarım çay kaşığı tarçın
  • bir tutam tuz
  • 2 yemek kaşığı bal
HAZIRLANIŞI:

  1. Un,tam buğday unu,esmer şeker,tarçını derince bir kapta karıştırın.
  2. Birbirlerine iyice karıştıktan sonra tereyağını ve balı ekleyin.
  3. Hamur karıştırdıkça kendisini toparlayacaktır.
  4. Hamuru streç filme sarıp 1 saat buzdolabında bekletin.
  5. Buzdolabından çıkardığınız hamuru oklava ile açın.
  6. Hamuru ne çok ince ne de çok kalın olacak şekilde açın ve kurabiye kalıplarınızla veya çay bardağı ile keserek kurabiyelerinizi çıkarın.
  7. Yağlı kağıt serili tepsiye yerleştirin.
  8. Üstüne şeker serpin ve önceden 180C ısıtılmış fırında üstleri kızaran kadar pişirin.
  9. Afiyet olsun.

13 Ağustos 2014 Çarşamba

KIŞ HAZIRLIĞI BAŞLASIN

Kırmızı renkli reçellere bayılıyorum.Aslında reçel yemeyi çok sevmem ama çeşit çeşit reçeller denemeye bayılırım.Özellikle o reçellerin fotoğraflarını çekmeyi çok seviyorum.Alanya da bir teyze kocaman taneleri olan böğürtlenleri satmak için getirdiğinde yemeye doyamadık.Kesin hormonluydu onuda belirteyim.Çünkü bir böğürtlenin bu kadar büyük olabileceğini düşünemezdim.Çocuklara fazla yedirmedim ama kendimde affetmedim baya bir yedim.Kalanıyla da reçel yaptım.Bu sene alanya kış hazırlıklarım için baya verimli geçti benim için.Tarhana yaptım.Reçel yaptım.:Bamya kuruttum.Nedense kış hazırlıklarını çok seviyorum.Benim için bir kaçış yolu belki de.İş yaparken hiçbirşey düşünmüyorum çünkü.
 Böğürtlenin zamanı geçti mi bilemiyorum ama belki sizlerde denemek istersiniz diye tarif yazmak istedim.Bu kırmızıya aşık olacaksınız.Şöyle masanızda çeşit çeşit reçeller olsun istemez misiniz?İşte tarif:
BÖĞÜRTLEN REÇELİ TARİFİ:
BÖGÜRTLEN REÇELİ:
REÇEL TARİFİ:
  • 500 gr.böğürtlen
  • 2,5 su bardağı toz şeker
  • 1 çay kaşığı limon suyu
HAZIRLANIŞI:
  1. Böğürtlenleri temizleyip yıkayın.
  2. Bir tencereye ekleyip üstüne şekeri dökün.
  3. Şeker üzerinde eriyene ve sulanana kadar bekleyin.
  4. Şeker eriyince ocağa alın ve kısık ateşte pişirin.
  5. Üstünde biriken köpükleri alın.
  6. Kıvama gelince limon suyunu ekleyin ve ocaktan alın.
  7. Ilınınca kavanozlara koyup buzdolabına kaldırabilirsiniz.

Afiyet olsun.

8 Ağustos 2014 Cuma

BAMYA NASIL AYIKLANIR ve KURUTULUR

Bamya konusunda yazı yazabilecek kıvama geldim gibi.Ben ki bamyayı yeni yani gerçekten yeni 2 sene kadar önce tanıdım ve kendisi ile baya iyi anlaştık.Üniversite zamanında yurt yemekhanelerinde pişen bamyaları ne ben anlatayım ne siz sorun.Görüntüsü ayrı bir fena,tadı ayrı bir fena.O gündür bu gündür ağzıma bamya koymadım.Soğuttular bizi birbirimizden.Ama 2 sene önce kayınvalidem yazlıkta bamya yapayım dedi.Herkes şiddetle karşı çıktı tabii ki.Ama ben yapayımda siz bir görün dedi.Eyvah dedim aç kaldım.Kadıncağız ısrarla bir tadına bakın dedi.İyi ki de ısrar etmiş.Bir çatal aldım baktım fena değil,ikinci çatal,üçüncü derken tabak bitmiş.İkinci tabağı isteyeceğim utanıyorum yemem dedim ya.Yani anlayacağınız 2 senedir bamya yiyiyorum ve yemeği konusunda usta olma yolunda ilerlemedeyim.Bu sene yazlıkta bir teyze bahçesinden toplayım sitedekilere bamya satıyordu.Her geldiğinde 2-3 kilo alıyorum baktım yemekle tükenecek gibi değil dedim kurutayım bari.Bu arada ilk defa kurutuyorum herşeyin bir ilki vardır değil mi?
Bamya ayıklama konusuna gelince en meşakatli iş o bence.Biraz oyalayıcı zaman alıyor.Belki bamyayı baş kısımlarını almadan yemek yapan ve kurutan vardır ama ben cesaret edemedim açıkçası.Neyse gelelim ayıklama işine.İlk önce bamyaları güzelce yıkıyoruz ve sularının süzülmesi için süzgecin içinde bir süre bekletiyoruz.Ve başlıyoruz baş kısımlarını kesmeye.Nasıl diyeceksiniz resimlerle anlatayım:
Bıçagımızı bamyanın sert olan kısmına çok derinden olamayacak şekilde yerleştiriyoruz.
Ve daire şeklide kesime başlıyoruz.
Baş kısmını döndüre döndüre çıkarıyoruz.
Baş kısmı alınmış bamyanın son hali resimdeki gibi olacak.Gelelim ipe geçirme ve kurutma kısmına.Mümkünse kalın bir iğne ve kalın bir iplik kullanın.
İğne ipliği, kesip çıkardığımız sert bölüme saplıyoruz ve yanına diğer bamyaları da saplayıp ipe diziyoruz.Bütün bamyaları tek ipe takmayın yiyebileceğiniz kadarını saplayın bence.Kurutma işi direk güneşe maruz kalmayan bir yerde ve açık havada olmalı.Sıcak ama gölge bir balkon kenarına takmalısınız ipleri.
Ve hepsi bu kadar kuruduktan sonra bez bir torba içinde,serin ve karanlık bir ortamda muhafaza edebilirsiniz.
Şimdiden afiyetler olsun.Malum kışın kuru bamyanın kilosu çeyrek altınla yarışıyor.