HİNDİSTAN CEVİZİ YOLDA DAMLA ÇİKOLATA İLE BULUŞMUŞ

on 11 Eylül 2014 Perşembe
Bu okunmayan çivi yazısı oğluma ait.Ama önemli olan okunmayışı değilde okunduğu zaman içinde yazan duyguları önemli benim için.Arada sırada oğlumun aklına eser şiirler yazar bize.Hiçbirini atmam saklarım.Benim en değerli hazinem nede olsa.İçinde duygu olan yazıları atamam ben.Eminim hiçbirinizde atamıyordur.Mesela biz evleneli 12 yıl oldu hala eşimle yazıştığımız mektupları saklarım.Yazıştığımız dediğime bakmayın benim ona yazdığım mektupları demek daha doğru olur.Benim çocukluk arkadaşım vardır Neslihanım. Neslihanla üniversitedeyken yazıştığımız mektuplarım bile durur. 
Çağımız elektronik çağı geyiğine girmeyeceğim.Zira zaman neyi gerektiriyorsa onu yaşıyoruz.O zamanda cep telefonu veya bilgisayar vardı da biz mi yazışmadık efendim.Arada Efe'ye Neslihanın kızlarına mektup yazdırıyorum.Mektubun ne demek olduğunu öğrensin postanenin ne işe yaradığını bilsin diye.Zavallım postaneyi sadece para yatırılıp çekilen,fatura yatırılan bir yer zannediyor.Gerçi uzun yıllardır bu işlevi görüyor o da haklı.
 İlkokuldayken öğretmenler okumayı yazmayı öğrenince hemen bir tanıdığımıza mektup yazdırırdı.Eminim birçoğunuz böyle mektup yazmışsınızdır.Nedense mektubu yazardık ama karşıdan hiç cevap gelmezdi.Ne olurdu sanki onlarda yazsaydı.Bizde sınıfta hava atsaydık.Bak mektubum geldi diye.Yigenim bana böyle bir mektup yazmıştı bende de böyle bir acı olduğu için hemen karşılığını yazıp göndermiştim.Hala söyler teyze bir tek benim mektubuma cevap geldi diye.Sevinçle göstermiş ögretmenine.O da koca sınıfın önünde okutmuş mektubu.

Ne oldu elimemi yapıştı.Yok hayır bir çocuğu mutlu ettim.Hala övünerek anlatmasına vesile oldum fena mı oldu.
Neyse efendim bu mektup meselesi böyle uzar gider.Ben kurabiyeye geçeyim.Hindistan cevizi oldum olası çok sevdiğim bir meyvedir.Kuru haliyle önüme koy kaşık kaşık yerim o kadar yani.Bu kadar sevdiğim bir meyvenin kurabiyesini yapmadan olmaz değil mi?Daha önce hindistan cevizli bezeleri yapmıştım.Sonra başka bir verisyon olan hindistan cevizi kurabiye yi yaptım.Hindistan cevizli keki de es geçmeyeyim ve hindistan cevizinin en güzel hali olan coco star kurabiye bunun gibi birçok tarifim var hindistan cevizi ile yapılmış.Hepsine bakabilirsiniz.
HİNDİSTAN CEVİZLİ VE DAMLA ÇİKOLATALI KURABİYE TARİFİ:

  • 150 gr.margarin
  • 2 su bardağından 2 parmak eksik un
  • yarım çay kaşığı kabartma tozu
  • 1 çimdik tuz
  • 1 su bardağı toz şeker
  • 1 çay kaşığı vanilya
  • 1 su bardağı hindistan cevizi
  • 1 yumurta
  • damla çikolata
YAPILIŞI:

  1. Damla çikolata hariç tüm malzemeleri derince bir kaba alın.
  2. Bütün malzeme iyice birbirleriyle bütünleşene kadar karıştırın.
  3. En son olarak damla çikolatayı koyun.
  4. Tekrar karıştırın.
  5. Hamurdan ceviz büyüklüğünde parçalar koparıp elinizde yuvarlayın.
  6. Yağlı kağıt serili tepsiye aralıklı yerleştirin.
  7. Önceden 180c ısıtılmış fırında üzeri hafif kızarana kadar pişirin.
  8. Soğuyunca yiyebilirsiniz.Afiyet olsun.

PORTAKALLI GRANİTA

on 3 Eylül 2014 Çarşamba
 Yaz bitmeden eklenmesi gereken çok tarif ve resim var.Portakallı granita da bunlardan biri.Alanyada çok uzuca portakal temin edince granitayı yapmaya karar verdim.İnanır mısınız kışın portakallarından daha sulu ve lezzetli portakalı yazın doya doya yedik.
Eve kilolarca portakal girince ogluşlarımı mutlu etmek ve portakaldan bıkmalarını engellemek için bir nevi buzlu portakalda diye bilecegimiz bu tarifi buldum.Bence çok lezzetliydi.Ama fotolardan da anlaşılacağı gibi biraz daha donmasına izin verseydim çok iyi olacaktı.Fotoğraf uğruna erken buzluktan çıkarılıp erimesine müsaade ettim.Ama sanmayın ki ziyan oldu.Tekrar buzluğa girince kendine geldi.Bence sıcak yaz günleri için ideal oldu.
Evde üstünü süsleyecek nane olmadığı için bende üstüne lavanta çiçeğimin yaprağından koydum.Bunu da bu arada belirtmek istedim.Portakal kış meyvesi belki bulamayabilirsiniz ama başka başka meyvelerle deneyin derim.Eminim onlarlarda çok lezzetli olur.Mesela karpuzla....
Bugün çok kelam edemeyeceğim.Bizim minik oğlan uyanmadan tarifide ekleyip kaçacağım.Bu arada söylemeyi unuttum Arenim sünnet oldu.Yani oldu da bitti maşallah oldu.Bu yazın sıcağında onu da aradan çıkarmış olduk.Öyle doktorların dediği gibi 1 günde denize gir felan olmuyor bilginize.Yine tam anlamıyla iyleşme süreci 1 haftayı buluyor.Ama çok şükür ki kolay atlatıyoruz. Efe'yi sünnet ettirdiğimizde çok çektiğimiz için minik adamda aynı hatayı yapmadık. İyi ki de yapmamışız.Efe 1 yaşında sünnet olmuştu.Arenimiz birbuçuk yaşında oldu.Ben açıkçası geç sünnetlere karşıyım.Çocukların aklı ermeden hallolmalı bence bu sünnet işi.Minik dediğime bakmayın o bile olayın farkında ama unutacak.
Gelelim tarife:
PORTAKALLI GRANİTA TARİFİ:

  • 2 adet portakal
  • 1-2 yemek kaşığı limon suyu
  • 1 portakal kabuğu rendesi
  • Çıkan portakal ve limon suyu kadar da toz şeker
YAPILIŞI:

  1. İlk önce portakalın kabuğunu rendeliyoruz.
  2. Rendelediğimiz portakalın suyunu sıkıyoruz.
  3. Elde ettiğimiz suyu bardakla ölçüp ona göre toz şekerini ayarlayın.
  4. Portakal suyunu,toz şekeri,limon suyunu ve portakal kabuğu rendesini tencereye alıp ocağın altını yakın.
  5. Orta hararetli ateşte şeker eriyene kadar tutun.Şeker eriyince altını kapatın.Unutmayın kaynatmıyoruz.
  6. Bu sıvıyı cam bir kaba koyup ağzını kapatmadan buzluğa koyun.
  7. Tahmini 1,5-2 saat sonra kenarlardan donmaya başlayınca çatalla karıştırın.Ve tekrar buzluğa koyun.
  8. Bu işlemi birer saat arayla tekrar yapın.2-3 saat boyunca bu işlemi tekrarlayın.
  9. Her tarafı buz parçacıkları ile dolmuşsa işlem tamam demektir.
  10. Ve yenmeye hazır.Eğer ola ki artarsa üzerine streç film geçirip arada çıkarıp yiyebilirsiniz.
  11. Afiyet olsun.

YOĞURT İLE TAVUĞUN BULUŞMASI

on 1 Eylül 2014 Pazartesi
 Herkese mutlu ve renkli zamanlar diliyorum.Efendim farkettim ki uzun süredir hamur işleri eklemekteyim.Zannetmeyin ki bizim evde yemek pişmiyor.Bizim mutfakta yemek de pişiyor.Özellikle et ve tavuk türü yemekler bol bol pişiyor hemde.Duyuyorum ki bir çok evde artık tavuk yenmiyor.Malum son çıkan haberler hepimizi etkiledi.Her yediğimiz üründe hile hurda mevcut artık.Gerçekten tavuk mu yiyiyoruz bilemiyorum.Organik tavuk alalım dedik bir kere Allah sizi inandırsın sadece iki butundan iki parça et yedi.Sadece Efem yedi o da doymadım anne dedi.O organik tavuğa verdiğimiz parayı da hiç söylemeyeyim.
 Baktık olacak gibi değil market tavuğuna dönüş yaptık.Aslında el birliği ile protesto etmek var ama şimdi sizi galeyana getirmek istemem.Eskiden tavuk değerli bir varlıktı.Rahmetli babaannem senede bir defa köye gittiğimizde tavuğu yakalar özel misafir olduğumuz için sadece bize keserdi.Köyde her gittiğimiz evde krallar gibi ağırlamak için illa ki tavuk keserlerdi.Ne günlerdi.Ne günlerdi demişken yaşlandığımı hissettim. Abimin eşi yengem sevgi ablam bana Almanyadan bir krem getirmiş.Üzerinde 35 yaş ve üstü kullansın yazıyor.Her sabah kırışıklığın yoğun olduğu yüz,boyun ve dekolte bölgesine sürüle diye buyurmuş kremi bulan zaat.Hemde masaj yapılarak uygulanacak.Yani zaman ayrılacak anlayacağınız.Ama mevzu bu değil elbet.Mevzu 35 yaş ve üstü ibaresi.
 Ruhumun yaşını sorarsanız en fazla 25 ama kimlik yaşımı hiç sormayın derim ben size.Bu kremle bir kere daha yaşlandığımı anladım.Resmen bir tokat gibi vuruldu yüzüme.Her yaşın ayrı bir güzelliği var diyerek kendimi avutmayacağım..Ben mesela yeniden 25 olmak isterdim.Acilen bir zaman makinesi icat edile diye buyurur Eylem.
 Nereden nereye geldim.Konumuz aslında tavuktu değil mi?Tarifi vereyim de yaşlılığımla yüzleşmeye gideyim ben.
YOĞURT SOSLU TAVUK TARİFİ:

  • İstenilen kadar tavuk bağet
  • 3-4 diş sarımsak
  • 2 yemek kaşığı yoğurt
  • 1 yemek kaşığı domates salçası
  • az sıvıyağ
  • tuz,karabiber,kekik,toz kırmızı biber

 YAPILIŞI:

  1. Tavuk bağet hariç diğer malzemler derince bir kapta karıştırılır.(sarımsaklar havanda dövülerek katılmalıdır.)
  2. Bağetler iyice yıkanır.
  3. Yıkanılan bağetlerin suyu süzüldükten sonra yoğurtlu harcın içine atılır.
  4. Tavuk bağetlerin her tarafının bu sosa bulanması sağlanır.
  5. Bu sos içinde tavuk bağetlerin ağzı kapatılarak buzdolabında 2-3 saat muhafaza edilir.
  6. Buzdolabında çıkardıktan sonra tepsiye aralıklı dizilir.Ve üzerine alimunyum folyo kapatılır.
  7. Önceden 180C ısıtılmış fırına verilir.
  8. Tahmini 20 dakika sonra folyo kaldırılır ve tavuklar kızarıncaya kadar pişirilir.Ve yenmeye hazır.
  9. Afiyet olsun.


GRAHAM KKRAKERİ DUYMUŞ MUYDUNUZ?

on 26 Ağustos 2014 Salı
Ben açıkçası bu krakerin adını duymamıştım.Ne zaman ki yabancı yemek sitelerine dadandım o zaman ögrendim.Ama krakerin kendiseinden ve tarifinden önce anlatacak çok şey var.Uzun zamandır bloguma yazı ekleyemedim.Ama çok güzel sebeplerim vardı.Yakın zamanda görmek isteyeceğim bir sürü güzel insanı ağırladım evimde.İlk önce çocukluk,gençlik...arkadaşım Fatmamı eşiyle ağırladım.Sana geliyoruz dediklerinde kalbim ağzımdan çıkacaktı sanki.Fatma benim çocukluğum,gençliğim,komşum,dostum,arkadaşım,kardeşim.Çok ama çok uzun süredir yüzyüze görüşme fırsatımız olmamıştı.Hani bazı sevdiklerimiz vardır yıllarca görüşemesende onu gördüğünde sanki yıllar geçmemişte daha dün gibi hissedersiniz ya işte öyle oldu.Eskilerden,yenilerden ve herşeyden konuştuk saatlerce.Gençliğim geldi sandım kapıdan.
Sonra Fatmam gitti.Hiç gitmesin istedim. Mersinden bir dostum daha geldi.Belginim,canım.Belginimle de acı,tatlı çok şey yaşadık.Çocukları boyum kadar olmuş.Yaşlanmışız dedim kendi kendime.Ama dostlarım hala yanıbaşımda.Yaşlanmak dokunmadı bana hiç.Hep hayal ederdik evlenmişiz,çocuklarımız olmuş.Bir araya gelmişiz çocuklarımız oynarken biz sohbet ediyoruz,kahve içiyoruz.İşte tablo aynen  buydu.Hiç gitmesin istedim.
Sonra yiğenim geldi.Ne özlemişim güzelimi.İnsanın ailesinden biri yanında olunca ne kadar güçlü hissediyor kendini.Uzunca bir süre yanımda kaldı.gezdik,sohbet ettik.....Ablam koktu bana.3 senedir ablamı görmediğim için kokusunu içime içime çektim.Hasret koktu,sevgi koktu yiğenim.Ablamın ben küçükken saçlarımı tarayışını hatırladım.Beni incitmeden sevişini.Çok özledim hemde çok.
  Sonra canparem,canımın diger yarısı abim geldi.Yiğenlerim,yenğem yani kısacası sevdiklerim geldi.Senede bir defada olsa görüşmelerimi, çok şükür Allahım diyorum.Beni sevdiklerimden ayrı düşürme diye dua ediyorum.Hiç gitmesinler istiyorum ama omuyor işte.Herkesin kendine ait bir hayatı var.Onlar dışarıdayken de fırsat bu fırsat deyip yazımı eklemek istedim.Sevdiklerimi ve sevindiklerimi sizlerle paylaşmak istedim.
Graham krakere gelince dediğim gibi yabancı sitelerde pasta taban altı olarak kullanılıyor ya da sadece kraker olarak tüketiliyor.O yüzden merak saldım araştırdım.Arayan mevlasını da belasını da demişler.Uzun araştırmalar neticesinde bu krakerler ortaya çıktı.Bizimkilerden farkı ne diyebilirsiniz.Açıkçası çok da fark yok gibi geldi bana.Ama denenmeye değer diye düşünüyorum.İşte tarif:
GRAHAM KRAKER TARİFİ:

  • 180 gr. tuzsuz tereyağ veya katı margarin
  • yarım su bardağı esmer şeker
  • 1,5 su bardağı un
  • yarım su bardağı tam buğday unu
  • yarım çay kaşığı tarçın
  • bir tutam tuz
  • 2 yemek kaşığı bal
HAZIRLANIŞI:

  1. Un,tam buğday unu,esmer şeker,tarçını derince bir kapta karıştırın.
  2. Birbirlerine iyice karıştıktan sonra tereyağını ve balı ekleyin.
  3. Hamur karıştırdıkça kendisini toparlayacaktır.
  4. Hamuru streç filme sarıp 1 saat buzdolabında bekletin.
  5. Buzdolabından çıkardığınız hamuru oklava ile açın.
  6. Hamuru ne çok ince ne de çok kalın olacak şekilde açın ve kurabiye kalıplarınızla veya çay bardağı ile keserek kurabiyelerinizi çıkarın.
  7. Yağlı kağıt serili tepsiye yerleştirin.
  8. Üstüne şeker serpin ve önceden 180C ısıtılmış fırında üstleri kızaran kadar pişirin.
  9. Afiyet olsun.

KIŞ HAZIRLIĞI BAŞLASIN

on 13 Ağustos 2014 Çarşamba
Kırmızı renkli reçellere bayılıyorum.Aslında reçel yemeyi çok sevmem ama çeşit çeşit reçeller denemeye bayılırım.Özellikle o reçellerin fotoğraflarını çekmeyi çok seviyorum.Alanya da bir teyze kocaman taneleri olan böğürtlenleri satmak için getirdiğinde yemeye doyamadık.Kesin hormonluydu onuda belirteyim.Çünkü bir böğürtlenin bu kadar büyük olabileceğini düşünemezdim.Çocuklara fazla yedirmedim ama kendimde affetmedim baya bir yedim.Kalanıyla da reçel yaptım.Bu sene alanya kış hazırlıklarım için baya verimli geçti benim için.Tarhana yaptım.Reçel yaptım.:Bamya kuruttum.Nedense kış hazırlıklarını çok seviyorum.Benim için bir kaçış yolu belki de.İş yaparken hiçbirşey düşünmüyorum çünkü.
 Böğürtlenin zamanı geçti mi bilemiyorum ama belki sizlerde denemek istersiniz diye tarif yazmak istedim.Bu kırmızıya aşık olacaksınız.Şöyle masanızda çeşit çeşit reçeller olsun istemez misiniz?İşte tarif:
BÖĞÜRTLEN REÇELİ TARİFİ:
BÖGÜRTLEN REÇELİ:
REÇEL TARİFİ:
  • 500 gr.böğürtlen
  • 2,5 su bardağı toz şeker
  • 1 çay kaşığı limon suyu
HAZIRLANIŞI:
  1. Böğürtlenleri temizleyip yıkayın.
  2. Bir tencereye ekleyip üstüne şekeri dökün.
  3. Şeker üzerinde eriyene ve sulanana kadar bekleyin.
  4. Şeker eriyince ocağa alın ve kısık ateşte pişirin.
  5. Üstünde biriken köpükleri alın.
  6. Kıvama gelince limon suyunu ekleyin ve ocaktan alın.
  7. Ilınınca kavanozlara koyup buzdolabına kaldırabilirsiniz.

Afiyet olsun.

BAMYA NASIL AYIKLANIR ve KURUTULUR

on 8 Ağustos 2014 Cuma
Bamya konusunda yazı yazabilecek kıvama geldim gibi.Ben ki bamyayı yeni yani gerçekten yeni 2 sene kadar önce tanıdım ve kendisi ile baya iyi anlaştık.Üniversite zamanında yurt yemekhanelerinde pişen bamyaları ne ben anlatayım ne siz sorun.Görüntüsü ayrı bir fena,tadı ayrı bir fena.O gündür bu gündür ağzıma bamya koymadım.Soğuttular bizi birbirimizden.Ama 2 sene önce kayınvalidem yazlıkta bamya yapayım dedi.Herkes şiddetle karşı çıktı tabii ki.Ama ben yapayımda siz bir görün dedi.Eyvah dedim aç kaldım.Kadıncağız ısrarla bir tadına bakın dedi.İyi ki de ısrar etmiş.Bir çatal aldım baktım fena değil,ikinci çatal,üçüncü derken tabak bitmiş.İkinci tabağı isteyeceğim utanıyorum yemem dedim ya.Yani anlayacağınız 2 senedir bamya yiyiyorum ve yemeği konusunda usta olma yolunda ilerlemedeyim.Bu sene yazlıkta bir teyze bahçesinden toplayım sitedekilere bamya satıyordu.Her geldiğinde 2-3 kilo alıyorum baktım yemekle tükenecek gibi değil dedim kurutayım bari.Bu arada ilk defa kurutuyorum herşeyin bir ilki vardır değil mi?
Bamya ayıklama konusuna gelince en meşakatli iş o bence.Biraz oyalayıcı zaman alıyor.Belki bamyayı baş kısımlarını almadan yemek yapan ve kurutan vardır ama ben cesaret edemedim açıkçası.Neyse gelelim ayıklama işine.İlk önce bamyaları güzelce yıkıyoruz ve sularının süzülmesi için süzgecin içinde bir süre bekletiyoruz.Ve başlıyoruz baş kısımlarını kesmeye.Nasıl diyeceksiniz resimlerle anlatayım:
Bıçagımızı bamyanın sert olan kısmına çok derinden olamayacak şekilde yerleştiriyoruz.
Ve daire şeklide kesime başlıyoruz.
Baş kısmını döndüre döndüre çıkarıyoruz.
Baş kısmı alınmış bamyanın son hali resimdeki gibi olacak.Gelelim ipe geçirme ve kurutma kısmına.Mümkünse kalın bir iğne ve kalın bir iplik kullanın.
İğne ipliği, kesip çıkardığımız sert bölüme saplıyoruz ve yanına diğer bamyaları da saplayıp ipe diziyoruz.Bütün bamyaları tek ipe takmayın yiyebileceğiniz kadarını saplayın bence.Kurutma işi direk güneşe maruz kalmayan bir yerde ve açık havada olmalı.Sıcak ama gölge bir balkon kenarına takmalısınız ipleri.
Ve hepsi bu kadar kuruduktan sonra bez bir torba içinde,serin ve karanlık bir ortamda muhafaza edebilirsiniz.
Şimdiden afiyetler olsun.Malum kışın kuru bamyanın kilosu çeyrek altınla yarışıyor.

ÇİKOLATA KENDİNE YAKIŞAN KEKİ BULDU

on 1 Ağustos 2014 Cuma
Uzun bir tatilden sonra yine buradayım.Bu sene tam 1 ay tatil yaptık.Hayatımda hiç bu kadar uzun tatil yapmamıştım. Alanya da yazlıkta hep 10 veya 15 gün kalırdık.Ama bu sefer uzattık.Kısa vadeli yaz tatlillerinin çok yorucu oldugunu farkettim.Neyse efendim yazlıkta internetimizin el verdigi sürece bilgisayarın başındaydım ve yabancı yemek sitelerine taktım.Ne muhteşem görüntüler anlatamam.Adamlar yemek fotografçılığı olayında kendilerini aşmışlar.
Bakıp bakıp iç geçirmemek elde değil.Tariflerin içerigine baktım birçok malzeme bizde bulunabilen şeylerden degil.Ama yerine bizdekilerden alternatif yapılabilir diye düşünüyorum.Aralarında deneyipte hüsrana ugradıgım tariflerde oldu elbet ama birçogu başarılıydı.
Ve dediğim gibi yapılan tariflerden çok fotoğraflar arasında kayboldum diyebilirim.Öyle iştah açıcı görüntüleri varki.Onlara baktıkça kendimi fotograf konusunda çok ama çok geliştirmem gerektigini farkettim.Malum yemek ilk önce göze sonra mideye hitap etmeli değil mi?
Ve başladım evi didik didik edip kendime materyal bulmaya.Değişik örtüler,sepetler,kağıtlar.....Bulduğum şeyler beni biraz olsun  tatmin etti sayılır.Sadece materyal yetmiyor tabii ki bunun ışığı var,odağı var,makinenin ayarları var,enstantesi var,diyaframı var.....var da var.
biyerden başlamak lazım değil mi?Daha önceki çektiğim yemek fotoğraflarına baktım idare eder cinsten ama daha iyi olması için uğraşacağım.Bunun içinde bol bol fotoğraf çekmem lazım.Tabii ki bizim bebelerden fırsat kalırsa.Ay ne çok konuştum.İşin özü şu efendim yemek fotoğrafçılığı ayrı bir dal anlayacağınız.Baya araştırmak gerektiğine inanıyorum.İmkanım olsada kursa gidebilsem ama bebelerin büyümesi lazım.
 Fudge keke gelince yabancı yemek sitelerinde rastlayıpta denemek için fırsat kolladığım bir nevi bizim brownimize benzeyen ama daha ıslak şekerleme tarzı bir kek.yumuşak dokusu ile çok güzel oldu denemenizi tavsiye ederim.İşte tarif:
ÇİKOLATALI FUDGE(BROWNİ)KEK TARİFİ:

  • 1 su bardağı toz şeker
  • 1,5 su bardagı un
  • 150 gr.margarin
  • 2 paket(80+80=160 gr.)biri sütlü biri bitter çikolata
  • 3 adet yumurta
  • 1 yemek kaşığı kakao tozu
  • 1 çimdik tuz
Margarin ve çikolataları benmari usulü eritiyoruz.Eriyen malzemelerimizi derince bir kaba alıyoruz.Üstüne şekeri ekleyip bir güzel çırpıyoruz.Sonra içine yumurtaları bir bir kırıp yediriyoruz.En son olarak un,kakao ve tuzu ekleyin ve tahta kaşıkla karıştırın.24 cm lik bir kabı yağlayın ve karışımı içine boşaltın.Önceden ısıtılmış 180C fırında yaklaşık 20-25 dakika pişirin ama içini arada kontrol edin ki çok aşırı pişip kek kıvamına gelmesin.Hepsi bu kadar afiyet olsun. 

Dimes Limonata, Taze Sıkılmış Limondan Ev Usulü Limonata

on 14 Temmuz 2014 Pazartesi
DİMES, ev ev ziyaret ettiği tüketicilerden aldığı tarifler doğrultusunda taze sıkma limondan ev usulü limonatayı yarattı…

Türkiye meyve suyu pazarının yerli lideri DİMES, sıcakların bastırdığı yaz günlerinde, “Taze Sıkma Limonata”yı, cam şişeden sonra şimdi de yeni ve sağlıklı pet şişede limonata tutkunlarının beğenisine sundu.



DİMES,  yola gerçek ev usulü limonata yapmak için çıktı ve ev ziyaretlerinde tüketicilerden alınan tarifler doğrultusunda DİMES Limonata reçetesini yazdı. Lezzeti ve doğallığı tarifinde gizli olan DİMES Limonata; piyasadaki diğer ürünlerden farklı olarak limon konsantresinden değil, taze sıkılmış limon suyundan üretiliyor. İçinde hiçbir koruyucu katkı maddesi içermiyor. Üstelik evde babaannelerimizin yaptığı gibi limon kabuğunda dinlendiriliyor.

Farkına ve bu farktan gelen lezzetine güvenen Dimes, ‘’Limonata Böyle Olur ‘’ sloganı ile iddiasını vurguluyor.

Dimes Limonata pazardaki rakiplerinden farklılaştığını ve Türkiye’de tek olduğunu yeni TV reklamında bu sloganı ile iddialı bir şekilde anlatıyor.

Keyfe, doğallığa ve lezzete vurgu yapan Dimes Limonata filminin çok keyifli bir videosu ve jingle’ı var.

Dimes Limonata’nın lezzetine ağaçta, sahilde, iş çıkışında deliren insanları görmek için Dimes Limonata Keyfi reklamını aşağıdan izleyebilirsiniz.




Bir boomads advertorial içeriğidir.

YABAN MERSİNLİ ÇİKOLATA

on 5 Temmuz 2014 Cumartesi
 Günlerden birgün sıcak ama gerçekten çok sıcak bir yaz akşamında canım şöyle hem mayhoş hem tatlı bir birşey istediğinde yaptım yaban mersinli ve cevizli çikolatayı.Bayramlar için bence ideal bir ikramlık olabilir.Diyeceksiniz ki daha ramazan bitmeden ne bayramı.Evet haklısınız ama ben şimdiden yazayım da aklınızın bir tarafında kalsın istedim.
 Bu arada Antalya her zaman ki gibi yanıyor.Ben gerçekten yazı hiç sevmiyorum.Nemden ölüyoruz.Yaşım ilerlemeden yaşlandım bu şehirde.Resmen buruş buruş oldum  diye bilirim.Denizi öyle çok seven bir insan değilim ben.Şöyle su kuşu misali insanlar vardır denize girer sabahtan akşama kadar çıkmazlar.Bazen imrenirim onlara keşke bende denizi o insanlar kadar sevseydim diye.Ama çoğu zaman o insanlara da bakarken sıkılırım.Hiç mi yorulmuyorlar bunalmıyorlar diye geçiririm içimden.30 dakika dışarıda kalsam sinirlerim gerilmiş bir şekilde eve dönüp acayip asabi oluyorum.O yüzden dışarıda olmamak bence benim için çok daha iyi.Ama tabii ki bu sıcaklarda çalışmak hemde dışarıda çalışmak zorunda olan insanlar var Allah onlara da yardım etsin deyip noktayı koyayım.Ve daha önce tarifini verdiğim coco stara benzeyen bir tarifle yine karşınızdayım diyeyim.
YABAN MERSİNLİ VE CEVİZLİ ÇİKOLATA TARİFİ:

  • 150-200 gr. kadar yaban mersini
  • istenilen kadar ceviz içi
  • 80 gr.lık 2 adet sütlü çikolata
  • 80 gr.lık 2 adet bitter çikolata
  • 4 tatlı kaşığı sıvıyağ
Yaban mersini ve cevizi rondoda iyice çekiyoruz.Yaban mersini ezilince cevizi tutar konuma geliyor zaten.Çikolataları ve sıvıyağı benmari usulü eritiyoruz.Yaban mersinli ve cevizli karışımı avucumuza alıp ortasına da yarım ceviz koyup yuvarlıyoruz ve erimiş çikolatanın içine atıyoruz. Çatalla her tarafına bulaşmasını sağlıyoruz ve aleminyum folyo serili geniş bir tabağa çıkartıyoruz.Buzdolabında çikolatası donana kadar bekletiyoruz ve sonra afiyetle yiyoruz. 

MCDONALDS ELMALI PİESİ ELMALI PAY

on 24 Haziran 2014 Salı
 İtiraf ediyorum mcdonals'ı seviyorum zararlı olduğunu bile bile seviyorum.Oğluma yedirmemek için elimden geleni yapsamda ben yememek için kendimi zor tutuyorum.Ben hamburger ile tanışalı çok uzun zaman olmadı.Nerdedeyse lise bittikten sonra tanıştım diyebilirim.Oda Almanyadan gelen kuzenim sayesinde olmuştu.Mersinde mcdonaldsa götürdü beni hamburgerlerimizi aldık masaya geçtik baktım patates yemek için çatal yok.Çok şaşırmıştım.Kuzenim eliyle yemeye başlayınca bende aynısını yaptım.Aynı filmlerdeki gibi yani anlayacagınız. 
 Bu arada zararlarınıda bilmiyor değilim.Çin tuzu vs...kullandıklarını biliyorum.Mcdonalds ile ilgili bir belgesel izlemiştim zamanında.Adam 1ay boyunca sadece mcdonalds ürünleri yiyecek ve zaralarını gösterecekti.Bu 1 aylık süreç başlamadan önce hastahanede bütün tetkilerini yaptırdı.Her türlü kan degerlerine baktılar.Maşallah turp gibiymiş.
 Neyse efendim başladı 1 ay boyunca sabah,öğlen ve akşam mcdonaldstan beslenmeye.bir ay dediğin ne ki su gibi geçti tabii ki.Adam tekrar hastahaneye gitti ve testlerini tekrar yaptırdı.Kolestrol tavan yapmış,kilo desen kaldıramayacağı kadar çok.Şeker desem fırlamış gitmiş.
 Ders çıkarmak gerek dedim kendi kendime ve bir süre hamburgerden uzak durdum.Ama nafile bile bilede olsa gittim yedim.Ama böyle yedim içim dediğime bakmayın siz.Ayda yılda bir herhalde ondanda zarar gelmez insana:))Oğlumla en sevdiğimiz tatlısıda yukarıda gördüğünüz elmalı payıdır.Ben kahve eşliğinde bayılırım yemeye.Birde vişnelisi vardır ki of of yemede yanında yat misali.Evde bir yapayım dedim bu elmalı pie'yi.Baktım evde milföy var,elma var,tarçın var,esmer şeker var.Ee ne duruyorum dedim girdim mutfağa.Ve karşınızda mcdonaldsın elmalı pie'si.
ELMALI PİE TARİFİ(ELMALI PAY)

  • 6 adet milföy
  • 1 tatlı kaşığı tarçın
  • 2-3 yemek kaşığı toz şeker(ben esmer şeker kullandım)
  • 2 adet elma
  • kızartmak için sıvıyağ
Malzemeler bundan ibaret.Elmanın kabuğunu soyduktan sonra ufak doğruyoruz.
 Yanmaz tavaya alıyoruz üzerine şeker ve tarçın ilave edip elmalar suyunu salıp çekene kadar pişiriyoruz.Elmalar yumuşayınca bir kenara alıp soğutuyoruz.
 Milföylerin iki tanesinin uçlarından uzunlamasına birleştiriyoruz ve ortadan ikiye kesiyoruz.Uç taraflarına elmalı harçtan koyup diğer uç tarafını üstüne doğru kapatıyoruz.Ve çatalla her tarafına bastırarak malzemenin içinden çıkmasını engelliyoruz


 Kızğın sıvıyağın içinde her tarafı altı sarısı bir renk alana kadar kızartıyoruz.
Peçete serili bir tabağa alıp fazla yağını çıkartıyoruz.İsterseniz üstüne hindistan cevizi,pudraşekeri veya çikolata  sosu dökebilirsiniz.

Afiyet olsun.

BOL BAHARAT MI TERCİHİNİZ O ZAMAN BUYRUN

on 17 Haziran 2014 Salı
BAHARATLI TAVUK TARİFİ
TAVADA TAVUK TARİFİ
BOL BAHARATLI TAVUK TARİFİ
Uzun amandır hep hamur işi tarifleri verdiğimi farkettim.Oysa emin olun yemek de yapıyorum.Evde canavar gibi iki çocuk ve et sevdalısı bir eş olunca bizim evde bolca tavuk ve et pişer.Bu bol baharatlı olan eşim ve benim tavuğumuz.Çocuklara daha az baharat ekliyorum tabii ki.Ama ben yarı Kilisli yarı Maraşlı olduğum için acı benim en favori baharatımdır.İnanır mısınız kendim için yaptığım salataya bile anneciğimin getirdiği Maraş pul biberi ekleyip öyle yiyiyorum.Belkide bu aralar kilo vermemin başlıca nedenlerinden biride acıdır.Söz arasına sıkıştırdım ama evet kilo veriyorum.Hemde beslenerek aç kalmadan.Nasıl mı bende bilmiyorum.Yani bir tarifim ve reçetem yok.Tek tarifim tatlı ve aburcubura düşkün olmayışım herhalde.Yaptığım sizlerle paylaştığım birçok hamur işi tariflerime bile sadece tadından emin olup sizlerle paylaşmak için uygun mu diye bakıyorum.Hedef 50 kiloya düşmek şuan 54 kiloyum.Azimliyim vereceğim yeneceğim fazlalıklarımı.
Sizlerle bu hanımeli fotoğrafınıda paylaşmadan edemedim.Balkonumda otururken mis gibi koktuğunu da belirtmek istiyorum.Keşke kokusunu da gönderebilsem bilgisayardan.Neyse gelelim tarife.
BOL BAHARATLI TAVUK TARİFİ:
  • Tavuğun istenilen yeri(biz beyaz etini pek sevmediğimi için ben but,kalça...gibi alternatifleri değerlendiriyorum)
  • 1 adet patates
  • 3 diş sarımsak
  • 5-6 arpacık soğan
  • az sıvıyağ
  • acı pul biber,kekik,tuz,tane karabiber,maydanoz,biberiye.....ve istediğiniz başka bahartlar
Tavuğu iyice yıkayın ve süzülmesi için kevgire alın.Diğer tarafta derince bir kapta sıvıyağı koyun ve içine baharatları ekleyerek karıştırın.Bütün baharatlar birbirine karışınca tavuğu,kabuğunu soyduğunuz arpacık soğanı,sarımsağı ve istediğiniz gibi doğradığınız patatesi ekleyin ve iyice karıştırın.Yanmaz tavayı ocağa koyup ısınmasını saplayın.Isınınca tavuklu karışımı tavaya dökün ve üstüne maydanoz ekleyin.Kısık ateşte suyunu salıp çekene kadar pişirin.
Afiyet olsun. 

YEŞİL ÇAYLI ICE TEA DENEMİŞ MİYDİNİZ?

on 10 Haziran 2014 Salı
ICE TEA NASIL YAPILIR?
YEŞİL ÇAYLI ICE TEA
ICE TEA TARİFİ
Soğuk bir içecek mi canınız çekti?Gerçeğine yakın bir içecek mi olsun istiyorsunuz?Buyurun o zaman size bir ıce tea tarifi.Hem de yeşil çaylı. Yalnız yeşil çaylı olduğunu aldanıp kilolarımızdan kurtuluruz zannetmeyin.Kurtulamazsınız çünkü içinde şeker var.Belki şekeri çıkarıp tatlandırıcı ile denerseniz içiniz rahat eder.Ama tatlandırıcılar konusunda ben biraz çekimserim.Gerçi kayınvalidem yıllardır kullanıyor ama ben yinede çok sağlıklı olduğunu düşünmüyorum.En iyisi şekerden uzak durmak.Ben yıllardır İçtiğim hiçbir içeceğe şeker koymam ve tam anlamıyla lezzetine varırım.Ama limonata veya ıce tea gibi içeceklere şeker girmeyince olamıyor maalesef.Ama şeker yerine bir alternatif bal veya pekmez olabilir fakat bu seferde gerçek tadı yakalayamayabiliriz.Siz en iyisi mi boşverin ve tam tarifle yapın derim.
YEŞİL ÇAYLI ICE TEA TARİFİ:

  • 7 yemek kaşığı toz şeker
  • 2 tatlı kaşığı yeşil çay
  • 2 limonun kağunun rendesi ve suyu
  • 1 litre soğuk su(buzdolabından çıkmış)
  • 1 bardak kaynar su
  • bir kaç yaprak taze nane(ben evde nane olmadığı için nane kullanmadım sadece fotoğrafda görsel açıdan güzel çıksın diye maydanoz ekledim içine)
Yeşil çayı 1 su bardağı kaynar su ile 5 dakika demliyoruz.Ve sürahinin içine süzüyoruz.Sonra şekeri ekleyip şeker eriyene kadar karıştırıyoruz.Üzerine limon kabuğu rendesini ve suyunu ekleyip tekrar karıştırıyoruz.Ice tea püf noktası gerçek ıce tea lezzetini elde etmek için yeşil çayı bir anda soğutmamız gerekiyor.Bunun için Buzdolabından çıkardığımız soğuk suyu da yeşil çayın üzerine döküyoruz.Ve karıştırıyoruz.Üzerine nane yaprakları atıp 2 saat buzdolabında bekletiyoruz.Servis etmeden önce süzüp tekrar karıştırıyoruz ve bardaklara koyup üzerine buz ekliyoruz.Simit eşliğinde afiyetle içiyoruz.
not:kaynakhakaynasi.com

BEN PİZZA MI İNCE SEVERİM DİYORSANIZ

on 5 Haziran 2014 Perşembe
 LAVAŞLI PİZZA
SEBZELİ PİZZA
LAVAŞLI SEBZELİ PİZZA
TORTİLLALI SEBZELİ PİZZA
Sıcaklar henüz tam kendini göstermese de biz kadınları aldı bir telaş.Malum kışın alınan kilolar verilecek.Koşuya veya yürüyüşe çıkılacak,diyet yapılacak,diyet yapılırken evdekilerle sinir harbi yaşanacak ve onlara da diyet yaptırılacak,zavallı ev halkı korkusundan ses çıkaramayacak,bizim diyet diye yediklerimiz sağlıklı diye yutturulacak.......Çok zor iş yani.Salatalar artık evimizin baş tacı olma yolunda adaylar.Ben salata yapmaya çok üşenirim laf aramızda.Yeşillikleri yıkamak bana eziyet gelir.Ama yok biri hazırlar önüme koyarsa da asla hayır demem ve afiyetle yerim onu da belirteyim.Neyse efendim az laf çok iş.Sebzeli pizzaya gelince tabii ki diyet değil.Evet içindekiler sebze ama sonuçta bol kaşar rendesi bu pizzayı diyet olmaktan çıkarıyor.Ama ben yine de diyet niyetine yiyiyorum.
 SEBZELİ LAVAŞ(TORTİLLA)PİZZA TARİFİ:

  • 1 adet kabak
  • 1 adet yeşil biber
  • 1 adet domates
  • kaşar rendesi
  • maydanoz
  • yarım tatlı kaşığı domates salçası
  • tuz,kekik,sarımsak,toz biber....
  • ve 1 adet lavaş
  • az zeytinyağı veya sıvıyağ
Bu verdiğim ölçüler tek kişilik pizza tarifine aittir.Bence bir kereliğe bencillik yapın ve sadece kendinize hazırlayın. Kabak yıkandıktan sonra ince dilimlenir,biberde ince dilimlenir ve az sıvıyağ da sotelenir.Salça sıvıyağ ve baharatlarla karıştırılır ve üzerine az su eklenerek lavaşın üzerine sürülür.Üzerine yumuşayan kabak ve biber eklenir.Kabukları soyulmadan ince dilimli domates konur üzerine.En son olarak kaşar rendesi serpilir ve yanmaz tavaya konur.Ocağın altı kısık olacak şekilde üstüne de bir kapak kapatılır.Ağır ateşte kaşar rendesi eriyene kadar pişirilir.Son olarak üstüne maydanoz serpilir. 
Ve afiyetle yenir.Boşverin kiloları gerçekten afiyetle yiyin.