23:05

ÜRGÜP KÖFTESİ

Kanal d'nin soframız programında gördügüm zaman mutlaka denemeliyim demiştim ve denedim.Ama aslının dışına çıktım birazcık.Mesela kızartmadım da fırında yaptım köfteyi.Nedense kızartılınca içindeki rendelenmiş patatesler pişmezmiş gibi geldi bana o yüzden fırında yaptım.Bence bu şekildede güzel oldu.Denemek isteyenler için bir alternatif yöntem oldu.işte tarifi:
ÜRGÜP KÖFTESİ TARİFİ:
  • Yarım kilo kıyma
  • 3 adet patates
  • 1 adet kuru sogan
  • 2 adet yumurta
  • 1 tutam maydanoz
  • 1 paket kabartma tozu
  • karabiber,tuz
Kıymayı derince bir kaba alıyoruz.Üzerine patatesi ve soganı rendeliyoruz.Baharatlarını,kabartma tozunu ve yumurtalarını ilave edip iyice yoguruyoruz.En son olarak ince kıyılmış maydanozuda ekleyip yogurmaya devam ediyoruz.Köftenin püf noktası iyice yani macun kıvamına gelene kadar yogurmaktan geçiyor.Hazırlanan köftelere istediginiz şekli verip az sıvıyag ile yaglanmıi borcama dizip önceden 180C ısıtılmış fırında köfteler suyunu salıp tekrar çekene kadar pişiriyoruz.(Aslında köftelere ince uzun şekil verilip,galeta ununa batırılarak sıvıyagda iyice kızartılarak oluyor.)
Afiyet olsun. 
04:28

HUMUS

Yapımı zahmetli ama yemesi çok zevkli bir meze çeşididir humus.Bu arada ben bir markette hazır poşette satılan humus tozu gördüm bir ara alıp denemek lazım diye düşünüyorum.İçine sadece tahin koyuyorsunuz galiba.Ve nohut tozu oldugunu düşünüyorum içindekinin de ama tadı nasıl olur bilemiyorum.Mersine ilk gittigimizde bir komşumuz yapmıştı tadı çok güzel gelmişti bana.O gün bugündür fırsat buldukça yapmaya çalışırım.Ama evde yiyen bir tek ben varım o yüzden çok yapmam.Tadımlık olur anlayacagınız.
HUMUS TARİFİ:
  • 1 su bardagı nohut
  • yarım su bardagından biraz az tahin
  • 1 çay bardagı zeytinyagı
  • 5-6 diş dövülmüş sarımsak
  • 1 ade limonun suyu az gelirse ekleme yaparsınız
  • tuz
Akşamdan nohudumuzu tencereye alıp üzerini geçecek kadar su ekleyerek bir taşım kaynatıyoruz ve agzını kapatıyoruz.Ertesi gün suyunu süzüp üstüne sıcak su ekliyoruz ve iyice pişmeye bırakıyoruz.Haşlanan nohutlarımızın suyunu süzdükten sonra bir tabaga alıp kabuklarını soyuyoruz(en zor ve ugraştırıcı kısmı bu zaten).Kolay olsun derseniz robota soyulmuş nohutlarınız koyup robotta iyice ezilene kadar çekiyoruz.İyice ezilen nohudumuzu cam kaseye alıp üzerine tahini,dövülmüş sarımsagı ve tuzunu ekleyip iyice birbirleri ile özdeşleşene kadar karıştırıyoruz.Sonra içine azar azar limon suyu ve zeytinyagı ekleyerek yine karıştırmaya devam ediyoruz.Yalnız zeytinyagını ve limon suyunu birden hepsini koymayın ki sıvı olmasın.Kıvamı biraz katı(ekmege sürülebilir)olacak çünkü.Üstüne tereyagında biber yakıp dökebilirsiniz.
Afiyet olsun.
04:39

ELMALI TURTA

Elmalı kurabiyenin dışında elmalı tariflerden en sevdigim bir de elmalı turtadır.Aslında hemen hemen aynı yolu izleselerde görüntü olarak birbirinden ayrılıyorlar.Kendimi nedense cografya dersi anlatır gibi hissettim.Aslında ögretmen olmayı çok isterdim.Tabii ki şimdiki akımla.Şimdiki aklımla diyorum çünkü o zaman ne düşündügümü pek hatırlamıyorum.Neden olmadım bilemiyorum yani.Ama şunu biliyorum ki ailelerimiz,ögretmenlerimiz ve bizler eskiden bu kadar bilinçli degildik belkide ondandır.Bizi dogru dürüst yönlendirecek pek fazla insan yoktu.Hatta ben kendi açımdan konuşursam hiç yoktu.Evet herkes bizlerden üniversiteyi kazanmamızı bekliyordu.Şimdi düşünüyorum da kazanmak varmış,kazanmak varmış.Liseye gittigim yıllarda rehber ögretmeni vardı da ne işe yarardı hiç hatırlamıyorum açıkçası rehber ögretmenin de kendisinin ne işe yaradıgını bildigini zannetmiyorum.Tabii ki ben bir fi tarihinden bahsediyorum şimdi ögretmenler öylemi bilinçliler çocukları dogru yönlendiriyorlar,çocuklarda istedikleri yöne kanalize olmuşlar ve o yöne dogru ilerlemek hatta ulaşmak için ellerinden geleni yapıyorlar..Aileler desen o keza.Elmalı turta anlatacaktım ben aslında neden buralardayım.Ayrıca herkesin kandili de mibarek olsun arkadaşlar.İşte tarif:
ELMALI TURTA TARİFİ:
  • 200 gr.margarin(oda sıcaklıgında olacak)
  • 1 adet yumurta
  • 5 yemek kaşıgı toz şeker
  • 1 paket kabartma tozu
  • 1 yemek kaşıgı yogurt
  • aldıgı kadar un
ELMALI KARIŞIM İÇİN:
  • 4 adet elma
  • 5 yemek kaşıgı toz şeker
  • 1 çay kaşıgı tarçın
  • ceviz
İlk önce elmalı karışımı hazırlayalım.Elmaları soyup rendeliyoruz.Teflon bir tavaya alıp üzerine şekeri ilave ediyoruz ve pişmeye bırakıyoruz.Elmalar iyice suyunu çektikten sonra üstüne söndürmeden önce tarçın ve ceviz ekleyip karıştırıyoruz.Ve altını kapatıp ılınmaya bırakıyoruz.Hamuru için gerekli malzemeleri derince bir kaba alıp iyice yoguruyoruz.Ve 10 dakika kadar dinlenmeye bırakıyoruz.Dinlenen hamuru iki parçaya ayırıyoruz.Bir parçasını merdane ile açıp yaglanmış borcama(ben yuvarlak kullandım) seriyoruz.Üstüne elmalı harcımızı yayıyoruz.Kalan hamuruda merdane ile borcam büyüklügünde açıp elmalı harcın üstüne kenarlarını içe dogru bastırarak yerleştiriyoruz.Önceden 180C ısıtılmış fırında altı ve üstü kızarana kadar pişriyoruz.Fırından aldıktan sonra ılınmasını bekliyoruz ve üstüne pudra şekeri serpiyoruz ve dilimleyip servis ediyoruz.
Afiyet olsun.
04:48

NAR EKŞİLİ KISIR

Hataydan,orjinal ev yapımı nar ekşim geldiginden beridir kısır yapmayı düşünüyordum.Arkadaşlarımın çaya gelmesini fırsat bilerek kısır yapmaya karar verdim ve ortaya nefis bir tarif çıktı.Ben şöyle bol nar ekşisi koyarak yemeyi severim kısırı.Yani yaparken içine koydugum nar ekşisi hariç bir de tabagımda üstüne dökerim.Ama yapması ne zahmetlidir nar ekşisini.O yüzden kıymetini bilirim ve azar azar kullanmaya özen gösteririm.Marketlerden aldıgım nar ekşileri hiçbir zaman istedigim tatda ve kıvamda olmazlar.O yüzden annem hep hataylı komşusunun yaptıgı nar ekşisinden alır ve gönderir bana.
NAR EKŞİLİ KISIR TARİFİ:
  • 2 su bardagı ince bulgur
  • 1 yemek kaşıgı biber salçası
  • 1 yemek kaşıgı domates salçası
  • bir bag yeşil sogan
  • yarım bag maydanoz
  • yarım su bardagı zeytinyagı
  • yarım çay bardagı nar ekşisi
  • tuz
Bulguru kapaklı bir kaba koyun ve üstüne sıcak su ilave ederek agzını kapatın ki bulgurların yumuşamasını ve kabarmasını saglayın.Bu arada yeşil soganları ve maydanozları ayıklayıp yıkayın ve ufak dograyın.Kabaran bulgurun üstüne salçaları ekleyin.Ve salça ile biraz yogurun.Daha sonra içine tuzunu,yeşil soganını,maydanozunu koyun ve  az yogurun.Bunların yanı sıra yine içine zeytinyagını ekleyin ve nar ekşisini koyarak bir iki kere karıştırın çok aşırı yogurmuyoruz ki lapa olmasın.Ve servise hazırdır.
Afiyet olsun.
04:59

KALAMAR GÜVECİ

Kalamarı ev halkı olarak hepimiz severek tüketiriz.Her seferinde kalamarı kızartır yanında tarator sos ile hazırlardım.Bu sefer degişik acaba ne yapabilirim diye düşündüm ve güveçte kalamar çıktı ortaya.Balık bu kadar malzeme ile buluşunca harika olacakmış gibi geldi bana ama açıkçası umdugum sonucu bulamadım.Neden mi?Açıkçası tadı baya agır olmuştu acaba kalamarın kendisinden mi yoksa alıştıgımız bir lezzet olmadıgımı içinmi açıkçası pek anlayamadım.Peki neden tarifini ekliyorsun diyebilirsiniz.Ama herkesin damak lezzeti farklıdır belki siz farklı düşünüp yapmak isteyebilirsiniz diye düşündüm.İşte tarif:
KALAMAR GÜVECİ TARİFİ:
  • 250 gr.dondurulmuş kalamar
  • 5-6 adet mantar
  • 1 adet kuru sogan
  • 2 adet sivri biber
  • 2 adet domates
  • az sıvıyag ve tereyag karışımı
  • 2 diş sarımsak
  • tuz,karabiber
Soganları,biberleri ve domatesi(kabuklarını soyduktan sonra)incecik kıyın.Mantarları da sap kısımlarını çıkardıktan sonra yıkayın ve ince kıyın.Tereyagını eritin ve üstüne az sıvıyag ekleyin ve sırasıyla ilk önce soganları sonra biberleri,mantarları koyarak kavurun.Mantarlar suyunu çekince üstüne iki parçaya bölünmüş sarımsakları ekleyin.Bir süre kavrulduktan sonra kalamarları ister halka şeklinde ister ufak dogranmış olarak ekleyin ve kavurmaya devam edin.Sonra ufak dogranmış domatesleri ve baharatlarını ekleyin.10 dakika kadar piştikten sonra güvece alın isterseniz bu aşamada üzerine kaşar ekleyebilirsiniz ve önceden 200C ısıtılmış fırına verin.5 dakika sonra kalamar güveciniz hazır.(eger kaşar koyduysanız kaşarlar eriyinceye kadar fırında tutun)
Afiyet olsun.
23:40

ÇİKOLATALI CUPCAKE

Oglum düzeldi çok şükür.ilaçları bıraktık öksürügüde azaldı sayılır.Artık okula gidip gelmeye başladı.Gerçi cuma günü okulu tatile giriyor ama olsun bu hafta okula gitmeyi çok istedi bende gönderdim.İyide oldu arkadaşlarını ve ögretmenini çok özlemiş.Cuma günü karne verecekler anne diye çok heyecanlanıyor.Aslında karne degil ama o öyle zannediyor.İlk karnesi olacak.Ondan daha fazla heyecanlıyım ben ama ona belli etmemeye çalışıyorum.Görmemişin bir performans degerlendirme kagıdı olmuş tutmuş çerçeve yaptırmış olacak benimki.Neyse geçelim çikolatalı cucakemize.Binbirçeşninin sayfasında gördügümden beridir hayran hayran bakıyordum tarife.Nihayet denedim ve damak tadıma çok uygun olduguna karar verdim.Çikolatayı bakkaldan alıp yemek aklıma gelmez ama böyle keklerde,cupcakelerde kakaolu veya çikolatalı olunca bayılıyorum.İşte tarif:
ÇİKOLATALI CUPCAKE TARİFİ:
  • 2 adet büyük yumurta
  • 113 gr.tereyag
  • 1/2 su bardagı kakao
  • 1 su bardagı kaynar su
  • 1,1/3 su bardagı un
  • 1 su bardagı toz şeker
  • 2 çay kaşıgı kabartma tozu
  • 1/4 çay kaşıgı tuz
  • 2 çay kaşıgı vanilya
Derince bir kasede kaynar su ve kakaoyu çatalla pürüzsüz olacak şekilde karışırıyoruz ve oda sıcaklıgına gelmesi için kenara alıyoruz.Terayagını ve şekeri krema haline gelene kadar blenderla karıştırıyoruz.İçine ymurtaları tek tek ekleyip çırpıyoruz.Eledigimiz un,kabartma tozu,vanilya ve tuzu ekleyip karıştırmaya devam ediyoruz.en son olarak sıcak su ile karıştırdıgımız kakaoyu ekleyip tekrar karıştırıyoruz.Karışımı topkek kagıtlarına pay ediyoruz ve önceden 180C ısıtılmış fırında 20(pişme süresi fırına göre degişebilir) dakika pişiryoruz.
Afiyet olsun.
22:44

İRTÜKER BELASI ve EZOGELİN ÇORBASI

Allah çekilmeyecek dert vermesin verirsede dermanını versin derler ya ne dogru söylüyorlar.Neredeyse cuma gününden beridir oglumun bütün vücudu kabarıyor o doktor senin bu doktor benim dolaşıyoruz oda yetmedi acillere taşındık bu aralar.Su çiçegi oldugu düşüncesiyle gittik doktora ama degilmiş ürtiker(kurdeşen)yani alerjik bir hastalıkmış.Yedigi şeylerden olurmuş veya vücut virüsten dolayı kendisi bu şekilde tepki verirmiş.Günlerdir rüyamda bile neler yedirdim efeye acaba hangisi dokundu diye düşünmekten uyuyamıyorum.Ama yedigi şeylerle alakası olmaya bilir dedi doktor uzunca bir süredir öksürük peşimizi bırakmıyordu vücutta öksürüge baglı olarak oluşan virüstende oluşabilirmiş.Şuan  masamın üstünde yıgınla ilaç var özellikle alerji ilaçlarını içmesi  bir süre gecikirse hemen kabarıyor ogluşum.Geçen günde yüzü dudakları ve bütün vucudu tekrar kabarınca haydi acile.İki tane alerji ignesi vurdular.Efe aglar ben aglarım.Hani böyle durumlarda güçlü olmak gerekir felan derler ya yok olmuyor işte.Yani en azından ben güçlü olamadım.Neyse bugün daha da iyi kızarıklıklar yok denecek kadar kayboldu çarşamba kontrol var.Tamamen düzelir inşallah.Bu arada doktor ilk başta onu yedirme bunu yedirme diye sıkı sıkı tembih etti.Eee oglan aç ne yiyecek derken ezogelin çorbası çıktı ortaya.Ve farkettim ki ezogelin çorbasını ilk defa yapıyorum ben.Oysa ki yol üstü lokantalarda severek içtigim bir çorba çeşididir.Neyse artık sık sık yaparım.
EZOGELİN ÇORBASI TARİFİ:
  •  yarım çay bardagı kırmızı mercimek
  • 2 tatlı kaşıgı bulgur(köftelik ince bulgur)
  • 2 tatlı kaşıgı pirinç1 adet kuru sogan
  • 1 küçük patates
  • 1 yemek kaşıgı domates ve biber salçası karışık
  • nane
  • sıvıyag
  • tuz
  • teryag(üstüne)
Kuru soganı yemeklik dogradıktan sonra az sıvıyagda kavuruyoruz.Üstüne salçaları ilave edin ve kavurmaya devam edin.Sonra sırasıyla mecimegi,bulguru,pirinci ilave edin ve suyunu ekleyin.İçine bir de küçük patatesi soyduktan sonra küçük küçük dograyiı ilave edin.Pişmeye bırakın.Bütün malzemeler iyice pişince el blendırından geçirin.(isterseniz geçirmeyebilirsinizde).Ayrı bir tavada tereyagını eritin ve içinde naneyi yakın ve çorbanın üstüne dökün.
Afiyet olsun.
04:26

HASANPAŞA KÖFTESİ

Yeni yılın ilk yazısı ile beraberiz arkadaşlar.Bu arada birçogunuzu ziyaret edip yeni yılınızı kutlayamadım.Misafirlerim oldugu için internete giremedim çünkü.2012 yılı hepinize ve ülkemize huzur getirsin.Ve tüm dilekleriniz birer birer gerçekleşsin.
Tarife gelince hep merak ediyordum hasanpaşa köftesini ve sonunda yaptım.Aslında merak ettigim o kadar çok tarif var ki artık sırayla hepsini deneyecegim ve yayınlayacagım.
HASANPAŞA KÖFTESİ TARİFİ:
  • 350 gr.kıyma
  • 1 kuru sogan
  • 2 yemek kaşıgı galeta unu veya 2 kuru ekmek içi
  • 3 diş sarımsak
  • tuz,karabiber,kırmızıbiber
Püresi için:
  • 3 adet patates
  • 2 yemek kaşıgı tereyag
  • yarım çay bardagı süt
  • tuz
  • kaşar rendesi(üsütüne serpmek için)
İlk önce patatesleri soyup püre için haşlamakla işe başlayalım.Haşlanan patatesleri çatalla ezelim ve içine sıcakken tereygaını koyup eriyene kadar karıştıralım.Tereyag eriyince sütünü ve tuzunu ekleyip tekrar karıştıralım.Ve bir kenarda bekletelim.
Köftesi için soganları ve sarımsakları rendeleyelim.İçine kıymayı,galeta ununu ve baharatlarını ekleyim yoguralım.Köftelerden limon büyklügünde parçalar koparıportalarını çukur olacak şekilde elimizle açalım.
Ve yaglanmış borcama dizelim.Önceden 180C ısıtılmış fırında köfteler(suyunu salıp çekene kadar) hafif kızarana kadar pişirelim.Sonra çıkarıp içlerine püreden koyalım ve en son olarak üstlerine kaşar rendesi serpip fırına tekrar verelim.Kaşarlar eriyene kadar bekletelim ve sonra servise hazırlayalım.Sıcak yenmesini tavsiye ederim.
Afiyet olsun.
Afiyet olsun.
09:41

KOLAY YILBAŞI MEZELERİ

Bu salatada kesinlikle lahana oldugunu anlayamacaksınız.






Ekmek üstü de yiyebiliceginiz avokado ezmesi.






Antalyanın meşhur tahinli piyazı.





Pembe salatada diyorlar pancar turşulu salataya.





Leziz bir havuç salatası.






Bol sarmısak çok yakışıyor kırmızı biber salatasına.






Oglumun ve eşimin en sevdigi fırında sogan salatası.







Kuru domates salatasına hayır diyemeyeceksiniz.







Sosu ile birleşince ve bir günde buzdolabında bekleyince tadı daha da güzel olan bir patlıcan salatası.






zeytin salatası








daha fazla meze ve salata tarifleri için tık tık.
23:26

NUTELLALI SANDAVİÇ KURABİYE

Çok uzun süredir yayınlanmayı bekleyen bu tarifi artık yayınlamak şart oldu.Bu kurabiyeyi oglumla yapmıştık.Haftada veya 15 günde bir oglumla mutfakta herhangi bir hamur işi yapıyoruz.Daha dogrusu bütün herşeyi yani malzeme ekleme,yogurma ve fırına verme işlemlerinin hepsini oglum yapıyor.Ben sadece yardımcı rol oynuyorum yanında.Bu şekilde çok mutlu oluyor,beklemeyi ögreniyor ve el becerisi gelişiyor.İşte bu kurabiyede oglumun minik ellerinden çıkmış bir kurabiye.Tadımı harika.Çocuklarınızla yapılacabilecek keyifli bir kurabiye çeşidi.
NUTELLALI SANDAVİÇ KURABİYE TARİFİ:
  • 175 gr.margarin
  • 1 su bardagı pudra şekeri
  • 1 paket vanilya
  • 1 su bardagından 3 parmak eksik sıvıyag
  • yarım çay bardagı toz ceviz
  • 3-3,5 su bardagı un
  • nutella veya herhangi bir fındık kreması(arasına sürmek için)
Un hariç bütün malzemeleri derince bir aba alıp karıştırıyoruz.Daha sonra unu azar azar dökerek kıvamını ayarlıyoruz ve karıştırıyoruz.Kulak memesi kıvamında bir hamur olacak.Hamurumuzu 20 dakika kadar dinlendiriyoruz.Daha sonra hamuru iki eşit parçaya bölüyoruz ve merdane ile açıyoruz.Ne çok ince ne çik kalın olacak.Açtıgımız hamuru kalıplar ile kesiyoruz.Yaglı kagıt serili tepsiye diziyoruz.Önceden 180C ısıtılmış fırında 15 dakika tutup çıkarıyoruz.Benim fırınım bu sürede pişirmiş oluyor.Ama siz fırınınıza göre ayarlayın bence.Fazla kızarmasına izin vermeyin çünkü sert olurlar.Fırından çıkardıktan sonra ılınmaya bırakıyoruz.Ve soguduktan sonra bir kurabiyenin üstüne nutella sürüyoruz ve diger eşi olan kurabiyeyi üstüne kapatıyoruz.En son olarak üstüne pudra şekeri serpiyoruz.
Afiyet olsun. 
23:56

EVDE TAVUK DÖNER YAPMIŞ MIYDINIZ?

Uzun zamandır denemek istedigim tarifler arasındaydı.Ve nihayet denedim ve yedik.Gayet başarılı bir tarif oldugunu düşünüyorum  ve yeşime teşekkür etmek istiyorum.Ah birde ince dilimleyebilseydim daha da harika olacaktı.Dilimle makinem olmadıgı için veya çok keskin bir bıçaga sahip olmadıgım için tam tavuk döner dilimlerine sahip olamadı.Ama tadından birşey kaybettimi diye sorarsanız bence hayır.Bu arada yeşim bir tatlı kaşıgı köri demiş ben bu oranı baya azalltım çünkü bizimkiler köri tadına alışık olmadıgı için yemezler diye korktum.İşte tarif: 
EVDE TAVUK DÖNER TARİFİ:
  • 1 kemiksiz tavuk gögsü
  • 3-4 diş sarımsak
  • 1 kahve fincanı süt
  • 1 yemek kaşıgı salça
  • 2 yemek kaşıgı soya sosu
  • 1 yemek kaşıgı kekik
  • yarım çay kaşıgı köri(orjinalinde 1 tatlı kaşıgı köri diyor)
  • 2 yemek kaşıgı zeytinyagı
Tavuk etini iri dilimlere ayırıyoruz ve diger bütün malzemelerle birlikte mutfak robotunda iyice çekiyoruz.Bütün malzemeler birbirine karışacak.Agzı kapaklı cam bir kalıbın içine(benim yuvarlak kalıptı)temiz bir poşet veya streç filmi kenarları dışarı sarlacak şekilde seriyoruz ve robotta kıydıgımız tavuk dönerimizi içine yayıyoruz.Elimizle iyice bastırıyoruz ki aralarında hava boşlugu kalmasın.Sonra dışarıda sarkan poşet kısmını üzerine sıkıca örtüyoruz.Kapagını kapatı bu şekilde buzdolabında 2 saat bekletiyoruz.Sonra dondurucuya koyuyoruz.Pişirecegimiz zaman poşetten çıkarıp keskin bir bıçakla olabildigince ince dilimlere ayırıyoruz.Bu işlem için bence bir miktar buzunun çözülmesini(çok degil)beklerseniz daha kolay kesebilirsiniz.Kalan kısmı yeniden poşetleyip agzını kapatıyoruz ve buzluga kaldırıyoruz.Pişirme aşaması ise teflon tavamızı ocaga koyup iyice ısıtıyoruz ve ince dilimler halinde kestigimiz döneri ilave edip 2-3 dakika pişiriyoruz.(ben dilimleme işini ince yapmayı becerenedigim için tavaya 1-2 damla sıvıyag ekleyip öyle pişirdim döneri.)
Afiyet olsun.
00:01

HAŞHAŞLI ve MERCİMEKLİ BÖREK

Bilgisayarımdaki problem nedeni ile bir türlü tarif ekleyemiyordum.Ama bugün itibariyle esaret son buldu artık.Dün ogluşumun ögretmeni,arkadaşları ve anneleri ile beraber inanılmaz keyifli bir zaman geçirdik.Tanışma amaçlı olarak hep beraber yemege gittik.Çocuklar oynadı biz sohbet ettik.Aslında çok da duydulandım.Oglum büyümüş okula gidiyor ve ben onunla ilgili herkesle tanışmak için gayret gösteriyorum.Eminin oaradaki bütün anneler benimle aynı duyguları taşıyordu.Çok güzel insanlarla tanıştım.Ögretmenini daha yakından tanıma imkanım oldu ve inanılmaz komik ve eglenceli bir insan oldugunu düşündürttü bana.Efe'nin arkadaşları ile tanıştım aslında birçogunun adını biliyordum ama tanışma farklı oluyor tabii ki.Ayrıca efe bana kızıyordu anne arkadaşlarımın adlarını hep unutuyorsun diye artık unutmam oglumda bana kızmaz.
Tarife gelince aslında Afyon yöresine ait bükme olarak geçiyor adı ve elde açılan yufka ile yapılıyormuş.Ama benim o kadar becerikli olmadıgım ortada.Ben hazır yufka ile yaptım ve adına bükme demedim.Çünkü yufka ile yaptıgım için aslına uygun olmadı.Ama şunu belirtmeden de geçemeyecegim ilk defa haşhaşlı bir tarif yaptım ve tadı bize biraz garip geldi.Bizimkiler sadece ucundan tadına baktılar ve yememeyi uygun gördüler.Ben ise her zamanki gibi yedim ve sonucun fena olmadıgına kanaat getirdim.
HAŞHAŞLI ve MERCİMEKLİ BÖREK TARİFİ:
  • 4 adet hazır yufka
  • 3 yemek kaşıgı dolusu haşhaş(ben kutularda satılan bir miktar yagla karıştırılmış haşhaşı kullandım)
  • 1 su bardagı sıvıyag
  • 1.5 su bardagı yeşil mercimek
  • 1 adet kuru sogan 
  • tuz,karabiber,pulbiber
Yeşil mercimegi yıkadıktan sonra tencereye alıyoruz ve üstünü geçecek kadar su ekleyip yumuşayana kadar haşlıyoruz. Soganımızı yemeklik dogruyoruz ve az sıvıyagda soteliyoruz sonra içine haşlanmış mercimegi,tuzu ve baharatları  ekliyoruz ve ocaktan alıp ılınmaya bırakıyoruz.Ayrı bir yerde haşhaşın içine 1 su bardagı sıvıyagı ekliyoruz ve karıştırıyoruz burada amaç haşhaşın sürülebilir kıvama gelmesi.Eger svıyag yetersiz gelirse biraz su veya biraz sıvıyag ekleyebilirsiniz.1.yufkamızı tezgaha serelim ve üstüne haşhaşlı karışımdan sürelim üstüne 2.yufkayı üzerine serelim ve 8 veya 12 parçaya bölelim.(aynı sigara böregi yapar gibi)Mercimekli harçtan yufkaların uzun kenarına koyup çok sıkı sarmamak şartıyla sigara böregi gibi sarın.Diger yufkalarada aynı işlemi uyguladıktan sonra yaglanmış tepsiye dizelim ve üzerlerine kalan haşhaşlı harçtan sürelim.Önceden 180C ısıtılmış fırında üzerleri kızarıncaya kadar pişiriyoruz.
Afiyet olsun.
00:02

KÖFTELİ ISPANAK YEMEGİ

Ispanagı Efe sadece börekte sever,eşim ise yumurtalı kavurmasını sever.Bana sorarsanız da ıspanagın her türlüsünü yerim.Düşündüm ortak sevebilecegimiz bir ıspanak yemegi yapayım dedim.Daha önce yaptıgım bulgurlu ve ıspanaklı yuvalamanın bulgurlu köfte kısmının tarifini aldım ve ıspanak yemegi ile karıştırdım.Sizinkiler yedimi diye sorarsanız yediler ama yenide tercih sıraları degişmedi.Yani bu yemekte bizimkiler nazarında az başarılı oldugum söylenebilir.Ama benim nazarımda gayet iyiydi.
KÖFTELİ ISPANAK YEMEGİ TARİFİ:
Köftesi için gerekli malzemeler:
  • 1 su bardagı ince bulgur
  • 1 yumurta
  • 2 yemek kaşıgı un
  • tuz
Ispanak yemegi için gerekli malzemeler:
  • 1 kilo ıspanak
  • 1 adet sogan
  • 1 tatlı kaşıgı salça
  • tuz,karabiber,pulbiber
  • sıvıyag
İlk önce Bulguru sıcak su ile ıslatıyoruz ve bu şekilde 15 dakika kadar bekletiyoruz.Sonra köftesi için gerekli malzemeleri derin bir kaba alıp bulguru da içine ekliyoruz ve arada ılık su ekleyerek iyice yoguruyoruz.İyice yogrulan köfte malzemelerini ufak misket şeklinde alıp yuvarlıyoruz.Ve ufak köfteleri kaynayan tuzlu suya atıp haşlıyoruz.Haşlanan köfteleri sudan çıkarıyoruz.Diger tarafta ıspanak yemegi için soganı ufak dogruyoruz ve sıvıyagda kavuruyoruz.soganlar kavrulduktan sonra salçasını ekliyoruz ve bir miktar daha kavuruyoruz.Sonra içine ayıklanıp yıkanmış ve dogranmış ıspanaklarımızı ekliyoruz ve üzerine baharatlarımızı koyuyoruz ve pişmeye bırakıyoruz.Pişmeye yakın köfteleri içine atıyoruz ve bir miktar daha piştikten sonra altını kapatıp tuzunu ekliyoruz.Ve servise hazır.
Afiyet olsun.
23:17

BALIK SOFRAM ve MISIR EKMEGİM

Geçen gün yemege gelen arkadaşlarımız için hazırladıgım bir sofra.Aslında söz konusu balık sofrası olunca ben mezeler konusunda biraz kendimi yetersiz hissederim.Ne yapacagımı ve balık ile hangi mezenin daha uyumlu olduguna bir türlü karar veremem.Bunun sebebi balıga çok düşkün olmamamdan kaynaklanıyor.Ama sözkonusu misafir olunca çeşitli mezelerle sofrayı zenginleştirmek gerekiyor bence.Arkadaşlar çok memnun kaldı çeşitlilikten dolayı buda bana yeter.Mısır unu ekmegine gelince daha önceden birkaç tarif denemiştim ama sonuçtan hiç memnun kalmamıştım.Balıgın yanına kesinlikle mısır ekmegi yapmalıyım diye karar verdigimde yeniden hummalı bir araştırma içinde buldum kendimi.Ve vardıgım nokta daha dogrusu blog Müge'nin blogu oldu.Sonuç gerçekten güzeldi.Yani yumuşacık insanın bogazında kalmayan bir mısır ekmegi elde ettim.Bu arada balık soframda neler mi vardı?
MISIR EKMEGİ TARİFİ:
  • 2 su bardagı mısır unu
  • 1 su bardagı beyaz un
  • 1/2 su bardagı zeytinyagı
  • 1,5 su bardagı süt
  • 1 paket kabartma tozu
  • 1 tatlı kaşıgı tuz
Bütün malzemeleri derin bir kapta karıştırıyoruz.Koyu kıvamlı bir hamur olacak.Ve önceden 180C ısıtılmış fırında 30-35 dakika pişiriyoruz.(fırınların pişirme süreleri degişebilir siz arada kontrol edersiniz.)Çıkardıktan sonra ılınınca dilimliyoruz.
Afiyet olsun.
23:46

ELMA ŞEKERİM

Efenin okulundaki projeden dolayı hazırlamakan büyük keyif aldıgımız elma şekerini iftiharla sunmak isterim sizlere.Aslında bu proje çocuklara sabır kavramını ögretmek için oluşturulmuş.Bizde elma şekerinin oluşmasını sabırla bekledik desem inanırmısınız bilemiyorum.Ama şekeri sabırla yaptıgımızı söyleyebilirim.Bu tarifi annemineli sitesinde görünce denemek istedim.Sonuç gayet başarılı idi.Hem yapımı basit hem yemesi zevkli.İşte tarif:
ELMA ŞEKERİ TARİFİ:
  • 4 adet orta boy Amasya elması
  • 1 su bardagı toz şeker
  • yarım su bardagı su
  • yarım limon suyu
  • az gıda boyası(ben kızamık şekeri ekledim)
Amasya elmaları güzelce yıkanıp sap kısımları çıkarıldıktan sonra iyice kurulanır.Su,şeker ve gıda boyası bir tencereye konup şeker eriyene kadar karıştırılır.Sonra ocaga alınır orta ateşte sürekli karıştırarak reçelden biraz daha koyu bir kıvam alana kadar pişirilir.Kıvamını anlamak için şerbetinden az alarak tırnagınızın üstüne damlatın eger akıp gitmiyorsa kıvam olmuş demektir.Söndürmeye yakın yarım limon suyu sıkın ve bir taşım kaynattıktan sonra altını kapatın.
Elmaları sapladıgınız çubuklardan tutarak şekere batırın.
Şerbetin degmedigi kısımlara kaşıkla dökerek her tarafına bulaşmasını saglayın.En son olarak alt kısımlarındaki fazla şerbeti tencerenin kenarına silerek yaglı kagıt üzerine alın.Eger şerbet katılaşırsa bir miktar daha ocaga koyup kıvamını tekrar eski haline getirebilirsiniz.2 saat kadar dışarıda sonra buzdolabında muhafaza edebilirsiniz.Yalnız anlayamadıgım bir nedenden dolayı donduktan sonra rengi mat oldu ama tadı yerindeydi.
Ve final işte böyle oldu.Afiyetler olsun.
23:26

PATATESLİ KOL BÖREGİ

Hani hep derim ya ben hamur açma özürlüyüm diye işte bu börek benim ne kadar becerikli oldugumu degilde az da olsa hamur açma konusunda ilerledigimi gösteriyor.Gerçi yeşimin dedigi gibi düzgün açmasakta önemli degil çünkü börek o kadar güzel oluyor ki düzgün açamadıgınızı farkeden olmuyor.Aslı aslında kıymalı tabii ki bu böregin ama ben evde patates oldugu için patatesli içle hazırladım ve bence enfes oldu.Denemediyseniz deneyim derim.İşte tarifi:
PATATESLİ KOL BÖREGİ TARİFİ:
  • 1 su bardagı süt
  • 1 su bardagı yogurt
  • 1 su bardagı sıvıyag
  • 1 paket toz maya
  • az toz şeker
  • 1 adet yumurta(sarısı böreklerin üstüne sürmek için.akınıda hamura katabilirsiniz)
  • tuz
  • un
PATATESLİ İÇİ İÇİN:
  • 4-5 adet orta boy patates
  • 6 adet kuru sogan
  • az sıvıyag
  • tuz,karabiber,pulbiber
Patateslerin kabuklarını soyduktan sonra iyice haşlıyoruz.Ve haşlanan patatesleri çatal ile eziyoruz.Soganları yemeklik dogradıktan sonra az sıvıyagda renkleri saydamlaşana kadar kavuruyoruz ve ocagı kapatıyoruz.Kavrulan soganların içine ezmiş oldugumuz patatesleri ve baharatlarını ekleyip iyice karıştırıyoruz ve ılınmaya bırakıyoruz.
Derin bir kap içine ılıttıgımız sütü alıyoruz üstüne toz şekeri ve toz mayayı ekleyip iyice karıştırıyoruz.Maya kabarmaya başladıgında diger malzemeleri ekliyoruz.En son olarak ununu azar azar döküp orta yumuşaklıkta bir hamur elde ediyoruz.Yogurdugumuz hamuru 15 dakika dinlendirdikten sonra 6 bezeye ayırıyoruz.Herbir bezeyi un ile açabildiginiz kadar ince açıyoruz.Şekli düzgün olmasada önemli degil.Hamurun üzerine 1 yemek kaşıgı sıvıyag gezdiriyoruz.Ve hamuru ortadan ikiye kesiyoruz.Herbir parça yarım daire şeklinde olacak.Harcımızdan bir miktar alıp geniş olan uç kısmına yayıyoruz.Ve rulo şeklinde sarıp yaglı kagıt serilmiş tepsiye ister uzunlamasına ister S şekli vererek yerleştiriyoruz ve üzerine yumurta sarısı sürüyoruz.Bütün hamurlara aynı işlemi uyguluyoruz ve önceden 180C ısıtılmış fırında üzeri kızarıncaya kadar pişiriyoruz. Fırından çıkardıktan sonra sogumaya bırakıyoruz ve sonra dilimliyoruz.
Afiyet olsun.
23:26

SİYAH ZEYTİN TATLANDIRMASI

Aslında bu zeytinler benim geçen yıl yaptıgım siyah zeytinlerdi.Bu sene zeytin zamanının gelmesini bekliyordum tarif vermek için.Malum artık pazarlarda boy göstermeye başladı siyah zeytin.Yani zeytin alıp tatlandırmanın tam zamanı.Biz yani eşim ile ben tam bir zeytin hastasıyız özelliklede siyah zeytin.Geçen sene canım dostum gamzem sayesinde hadi bakalım zeytin yapalım dedik ve kolları sıvadık.Bu kadar kolay oldugunu görünce her sene denemeye karar verdim.Hem leziz oldu hem katkısız oldu.eee daha ne olsun.
SİYAH ZEYTİN TATLANDIRMASI TARİFİ:
  • 5 kg.siyah zeytin için tarif verecegim.
  • 1 su bardagı kalın turşuluk tuz
  • 1 çay bardagı zeytinyagı veya sıvıyag
  • 1-2 parça limon tuzu
  • 5 kg.su bidonu
Siyah zeytinleri pazardan aldıktan sonra uç kısımlarındaki çöpleri koparıp ayırıyoruz.(eger ayırmazsak tadı acı olur)Ben zeytinleri yıkamadım ama siz isterseniz yıkayabilirsiniz ama yıkadıktan sonra iyice kurumaları lazım.Zeytinlerin çöplerini ayıkladıktan sonra bidona bir sıra zeytin bir sıra tuz olmak üzere diziyoruz.En son olarak üstüne sıvıyagını ve limon tuzunuda koyup agzını sıkıca kapatıyoruz.Hergün gün aşırı bidonu sallıyoruz ki tuz her tarafına bulaşsın diye.Bu süreç zarfında ben zeytinleri dışarıda beklettim ve gözümün önüne koydum ki sallamayı unutmayayım diye.Geçen sene kasım ayında yaptım zeytini 2-3 ay içinde olmuştu yani zeytinlerim hazırdı.Yalnız bu süreç zarfında zeytinin kapagını açmayın ki içinde içindeki gaz dışarı çıkmasın.Olmaya yakın kapagını açarken dikkat edin içinde gaz biriktigi için gürültülü açılıyor.Siz tadına bakarsınız tatlanmış mı diye.Tatlandıktan sonra buzdolabına kaldırdım.
Afiyet olsun.
05:07

EVDE ŞİŞ KEBAP

Çok ama çok uzun bir ara oldu benim için.Efenin okulu,bayram tatili,soguk algınlıkları ile ugraştım bu zamanlarda.Ve blog ile bir türlü ilgilenemedim.Ayrıca bayramınızı da kutlayamadım arkadaşlar.Hepinizin ve tüm Türkiyenin geçmiş bayramı kutlu olsun.Bayramda Bolu ve Ankara ziyaretlerinde oldugum için internetin başına bir türlü geçemedim.Ama bunu en kısa zamnada telafi edecegim.Kurban bayramı etsiz olmaz dedim ve evde yaptıgımız şiş kebap tarifini sizlerle paylaşmak istedim.İşte tarif:
EVDE ŞİŞ KEBAP TARİFİ:
  • 1 kg.kuzu kuşbaşı et
  • 1 baş sogan
  • 3-4 diş sarımsak
  • 2 yemek kaşıgı yogurt
  • yarım yemek kaşıgı salça
  • kimyon,tuz,pulbiber,kekik
  • domates
  • yeşil biber  
Soganı rendeleyip elimizle bastırrak suyunu çıkaralım ve derince bir kaba alalım.Sarımsakları iyice ezelim ve sogan suyunun içine karıştıralım.Sonra bunun içine salçasanı,yogurdunu ve baharatlarını da ekleyip iyice çırpalım ve üzerine kuzu kuşbaşı etlerimizi ekleyip etin her tarafı iyice sosa bulanana kadar karıştıralım.Ve agzını kapatıp buzdolabında en az 2 saat kadar bekletelim.bu arada domates ve biberlerimizi yıkadıktan sonra orta büyüklükte şişe saplanacak şekilde dograyalım.Etleri buzdolabından çıkaralım ve çöp şişlere bir et bir domates,bir et bir biber olarak dizelim.Benim sulu mangalım var evde ben onda pişirdim.Ama sizlerin yoksa susuz ve yanmaz teflon tavada veya fırının ızgara bölümündede pişirebilirsiniz
Afiyet olsun. 
23:22

VANDAN GERİYE KALANLAR

Geri de enkaz,enkaz altında kalan hayatlar ve onların hikayeleri kaldı bizlerde.Yakın bir zamanda acılar biraz olsun hafiflediginde suçlu aranacak.Yıkılan kamu binalarının,okulların,hasar gören hastanelerin ve yedi katlı binada dahil bütün yıkılan evlerin envanteri çıkarılıp işte suçlu bu diyecekler.Hepimiz yüzlerine tükürecegiz bu insanların,hatta vatan haini ilan edecegiz.Gerçekten suçlular ama ya bunları kontrol etmesi gereken merciler de hiç suç yok mu?Hep diyoruz ya insan hayatı bu kadar ucuz mu diye evet bizim ülkemizde insan hayatı gerçekten bu kadar ucuz.Ve Kızılay depremin üstünden 2 saat geçtikten sonra Van'a vardık diyen Kızılay.Yine sınıfta kaldı.Vanın sogugunda yine insanlar açıkta kaldı.Biz Antalya gibi bir memlekette üşürken kimbilir Van da insanlar ne yapıyordur.
Geceleri uyumaya çalışırken nefesim kesiliyor.Enkazlar düşüyor aklıma kaybolan hayatlar,parçalanan aileler ve moloz yıgınları.Hayatları bir daha eskisi gibi olamayacak insanlar geliyor aklıma.Nefes alamadıgımı hissediyorum.Ben ne yapmalıyım nasıl yardım etmeliyim diye düşünüyorum.Okulların düzenledigi yardım kampanyalarına katılmaya çalışıyorum elimden geldigince.Depremzede bir eşim ve ailesi oldugu için acılarını taa içimde hissediyorum ve yardım için daha ne yapabiliriz diye düşünüyorum.Antalyalı arkadaşlara sesleniyorum peki biz bloglar olarak ne yapabiliriz bir şeyler yapmalıyız.Vandaki insanlar yalnız olmadıklarını hissedebilmeli.
23:50

KARALAR BAGLADI ANADOLU

Memleket isterim
Gök mavi,dal yeşil,tarla sarı olsun;
Kuşların çiçeklerin diyarı olsun.

Memleket isterim
Ne başta dert,ne gönülde tasa olsun;
Kardeş kavgasına bir nihayet olsun.

Memleket isterim
Ne zengin fakir,ne sen ben farkı olsun;
Kış günü herkesin evi barkı olsun.

Memleket isterim
Yaşamak,sevmek gibi gönülden olsun;
Olursa bir şikayet ölümden olsun.
                               
                                 Cahit Sıtkı TARANCI

Oglum okula alışmakta zorlanıyor demiştim ya artık demiyorum.Varsın alışamasın ama hep benimle olsun.Kokusunu her daim içime çekebileyim,ellerini,gözlerini öpeyim,hasta olunca sabaha kadar bekleyeyim,oglum ugruna uykusuzluktan gözlerim şişsin.Büyüyünce okul telaşını yaşayayım,aşk acısını dindirmek için ugraşayım,geçer oglum diyeyim,çocuklarını büyüteyim.Yeter ki her zaman sesini duyabilecegim yakınlıkta olsun.Bir çocuk kolay dünyaya gelmiyor,kolay büyütülmüyor.Her ana,baba ne sıkıntılar çekiyor çocuklarını büyütürken.Kimbilir yuvalarına ateş düşen analar neler çekerek büyüttü evlatlarını.İşte tamam büyüdü artık kendini kurtarabilir dediklerinde ise tabutlarını yolladılar evlere.Acı gözyaşı oldu,çıglık oldu.Nedenini bile anlamakta zorluk çektigimiz bir savaş ugruna evlatlarımız şehit düştü.Bitti mi peki,bu son muydu?HAYIR.Daha nice haber bültenlerinde bir bir topraga verilen evlatlar görecegiz.Analar,babalar,kardeşler,eşler,çocuklar yine aglayacak.Yine karalar baglayacak Anadolu.Kana doymadı bu topraklar eger birileri birşey yapmazsa da doymamaya devam edecek.
BUGÜN KARALAR BAGLADI ANADOLU.
05:06

SARIMSAKLI PİRZOLA

 Bir süredir efe'nin okula alışma olayı ile ilgili oldugum için bir türlü tarif ekleyemedim ve sizleride ziyaret edemedim.Bu süreç zorlu ve yorucu ge.ecek gibi.Ama ben zaten biliyordum ve hazırlıklı oldugumu zannediyordum ama maalesef degilmişim.Oglum uyumlu bir çocuk olmasına ragmen okula alışmakta bu kadar zorlanacagını zannetmiyordum.Aslında arkadaş edinme konusunda baya iyiydi ama okulda ısrarla arkadaş edinmiyor bu da bir çeşit tepki galiba.Ama olsun ben azimliyim sabırla alışmasını bekleyecegim.Çocuklar malum azıcık açık bir nokta bulsun hemen üstüne gidip dediklerini yaptırıyorlar.Henüz ilk haftadayız ilerleyen haftalar neler getirecek bakalım bize.
SARIMSAKLI PİRZOLA TARİFİ:
  • 6 adet kuzu pirzola(her kişiye 2 adet düşüyor)
  • 1 çay kaşıgı kekik
  • 1 çay kaşıgı pul biber
  • tuz
  • 7-8 adet sarımsak
  • 1 yemek kaşıgı tereyag
Pirzolanın arkalarına ve önlerine kekik ve pulbiber serpiştirelim.Tuzunu pişmeye yakın atalım ki etler sertleşmesin. Yanmaz tavamıza tereyagını alıp eritelim eriyen yagın üstüne pirzolalarımızı elim ile dizelim.Ve yanlarına soydugumuz sarımsakları ekleyelim ve ilk önce yüksek ateşte sonra kısık ateşte pişmeye bırakalım.Arada pirzolaların diger taraflarını çevirelim.Bu arada patates püresi hazırlayıp pişen pirzolalarımızı üstüne koyarak servis edelim.
Afiyet olsun.
05:19

11 EKİM 2011 ve HİNDİSTAN CEVİZ PUDİNGLİ MUFFİN

Heyecanımı anlatmaya kelime arıyorum ama bulamıyorum bir türlü.İnsan bu kalp çarpıntısını,bogazında dügümlenip kalan kelimeleri nasıl anlatabilir ki.Günlerden salı aylardan Ekim yıllardan 2011 ve ogluşum,sevdam,aşkım,melegim....bugün anaokuluna başladı.Biraz gecikmeli oldu ama olsun.Günler öncesinden uykularım kaçtı.Nasıl alışabilecek mi diye.Malum biz efe dogdugundan beri yapışık ikiz gibi yaşadık hayatı.Aslında gerçegi söyleyeyim mi asıl sorun yarım günde olsa ben nasıl alışacaktım oglumdan ayrı kalmaya.Birçok çalışan anneye haksızlık ettigimin farkındayım kimbilir onlar için durum ne kadar zordur.Ama yinede hem sevincimi hem heyecanımı sizlerle paylaşmak istedim.Aslında dün başlayacaktı ama Antalyada bildiginiz gibi fırtına oldugu için okullar tatildi.Pazar gecesi hiç uyumadım sabah eşime kahvaltı hazırladım beraber kahvaltı yaparken 1 bardak sıcak çayı bacagıma döktüm.Hemen ilaç sürdük ama yinede bu feci şekilde yanmasını engelleyemedi bacagımın.Ama inanmayacaksınız ama canım hiç yanmadı.Hepimiz beraber okula gittik ama okul kapalı.Kapı duvar yani.Anlayacagınız yandıgımla kaldım.Ama bugün büyük gündü bizim için.Nasıl mı geçti."hem agladım hem resim yaptım anne"diye anlattı bana.Yol boyunca neler yaptıgını aslında ne kadar mutlu oldugunu ama biraz korktugunu anlattı.İnanamadım oglum büyüdü ve okula gidiyor.İlk günler hatta belki diger günler bizim için sınav olacak ama olsun ben hazırım.Yılmak yok.Herşey yolunda gidecek.Çocuklar bizlerden daha güçlü.Yol boyunca konuştu "anne yürüyerek gidelimde bacaklarım açılsın"bile dedi.İşte bu kadar.Daha sonra sizleri gelişmelerden haberdar ederim.Şimdi muffinimize geçelim.
HİNDİSTAN CEVİZ PUDİNGLİ MUFFİN TARİFİ:
  • 2 adet yumurta
  • 1,5 çay bardahı toz şeker
  • 2,5 su bardagı un
  • 1 çay bardagı sıvıyag
  • 1 su bardagı süt
  • 1 paket hindistan cevizli puding(toz halde kullanılacak)
  • 2 yemek kaşıgı yogurt
  • 1 paket kabartma tozu
  • 1 paket vanilya
  • damla çikolata(üzeri için)
Yumurtaları ve toz şekeri derince bir kaba alıp şanti kıvamına gelene kadar çırpıyoruz.İçine süt,sıvıyag ve yogurduda ekleyip çırpmaya devam ediyoruz.Üzerine hindistan cevizli pudingi toz halde ekliyoruz sonra un,kabartma tozu ve vanilyayı da ekleyip tahta kaşıkla iyice karıştırıyoruz.Hazırladıgınız karışımı muffin kalıplarının üzerinde 1'er parmak boşluk kalacak şekilde kalıplara pay ediyoruz.Ve üstlerine damla çikolata koyuyoruz.Önceden 180C ısıtılmış fırında yaklaşık 20-25 dakika pişiriyoruz. 
Afiyet olsun.
22:15

KIŞLIK SOS - LUTENİTSA

2002 yılında Ankarada çalışırken Bulgar Göçmeni bir arkadaş işyerine yemek yapmak için geldiginde tanıştım bu sos ile.Bana tatman için getirdiginde bende yapmalıyım bu sostan demiştim ama tarifini almayı unutmuşum.Sonra biz Antalyaya yerleştik ve sosun tadı hala damagımda olmasına ragmen  nasıl yapacagını bilemedigim için unutmayı yeglemiştim.Taaki geçen gün muhabbet sofrası arkadaşımda tarifini görene kadar.Evde bir ordu yiyecek gibi patlıcan ve kırmızı biber vardı.Bunu fırsat bilerek yapmak için girişimde bulundum.Ama tadından çokda emin degildim yani Ankaradaki arkadaşın bana getirdigi sos ile aynı olacakmıydı acaba.İnannın bana aynı oldu.Ve sonunda tarifi buldum diye çocuklar gibi sevindim.Diyeceksiniz ki başka işin yokmu da tarif buldun diye sevindin,sevindim işte.Ve tarife gelince bu arada haftasonu piknikte patlıcan ve kırmızı biberleri eşime közlettirdim.İşte tarif:
KIŞLIK SOS TARİFİ(LUTENİTSA):
  • 2 kg domates
  • 1,5 kg salçalık kırmızı biber
  • 1 kg.patlıcan
  • 2 büyük havuç(yada yarım kg.havuç)
  • yarım baş sarımsak
  • yarım su bardagından biraz az zeytinyagı
  • yarım çay bardagı  kadar sirke(ben sirkesini az koydum çünkü bizim sirke ile aramız pek yok)
  • turşu tuzu
Biberleri ve patlıcanları fırında közleyin(Ben patlıcanı ocakta közlüyorum daha lezzetli oluyor gibi geliyor bana).Közlenen biber(çekirdeklerinide çıkartın) ve patlıcanların kabuklarını soyup küçük dograyın.Domateslerin kabuklarını soyup dograyın ve tencereye koyun.Üstüne rendelediginiz havuçları ekleyin ve bir süre pişmeye bırakın.Sonra üstüne dogradıgınız patlıcanları,kırmızı biberleri ve soyup ikiye böldügünüz sarımsakları da ekleyin ve domatesler suyunu çekene kadar pişirin. Yalnız ara sıra karıştırmayı unutmayın dibine tutmasın.Domatesler suyunu çekince blenderdan geçirin ve içine zeytinyagı,tuz ve sirkesini ekleyin ve sirke suyunu çekene kadar pişirin.Sıcakken kavanozlara pay edin ve kapagını kapatıp ters çevirin.Acı olmasını isterseniz içine acı biberde ekleyebilirsiniz.
Afiyetler olsun.
05:03

KALAMAR TAVA ve TARATOR SOS

Balık ile aram hiç iyi olmamasına ragmen kalamar benim en sevdigim balık çeşididir.Fırsat buldukça buzlukta varsa sık sık yapmak için gayret gösteririm.Ama tabii ki dondurulmuş yani hazır kalamar kullanıyorum.Digeri yani yeni tutulmuş bir kalamar nasıl yapılır hiç bilmem.Yeni benim ki biraz tembel işi anlayacagınız.Ama olsun tadı nefis oluyor ya önemli olan o.Tabii ki kalamarı yalnız başına bırakmak olmaz yanına tarator sos eşlik etmeli bence.Benim anneannem balık hiç yemez bir yılbaşı günü hiç balık oldugunu söylemeden kalamarı yaptım önüne koydum.Tabaktakilerin hepsini bitirdi daha yok mu dedi.Sonra ne oldugunu söyledigimde inanamadı.Gerçekten balık olduguna inanmak zor degil mi?
KALAMAR TAVA TARİFİ:
  • Dondurulmuş kalamar
  • un
Dondurulmuş kalamarı aldıktan sonra buzları çözülmesi için 2 saat öncesinden dışarıda bekletiyoruz.Sonra az şeker,limon suyu ve karbonatla ovuyoruz.Daha sonra suyunu süzüyoruz.Kalamarın her taraflarını una buluyoruz.Fazla unlarını almak için silkeliyoruz ve bol kızgın yagda(ben fritözde kızartıyorum)10 dakika kadar (fazla olmasın çünkü sertleşiyor)kızartıyoruz.Fazla yagını çekmesi için peçete serili tabaga alıyoruz.Ve kalamarımız hazır.Pişme aşamasında tuız eklemeyin çünkü sertleşiyor.
TARATOR SOS TARİFİ:
  • 4 yemek kaşıgı yogurt(ben süzme kullanıyorum diger yogurt sulanıyor çünkü)
  • 2 yemek kaşıgı mayonez
  • 2 diş sarımsak
  • ceviz
  • tuz
Sarımsakları soyup dövüyoruz.Cevizleri de ince ince kıyıyoruz.Ve bütün malzemeleri derince bir kaba alıp karıştırıyoruz.Ve kalamar tava ile servise sunuyoruz.
Afiyet olsun.
05:25

DOMATES KONSERVESİ ve KARIŞIK DOGRAMA TURŞU

Kış hazırlıklarım olanca hızıyla devam ediyor.10 kg.domatesten bir miktar domates konservesi yaptım ama daha yapmam gerekiyor.Görümcemede söz verdim onun kış konservesinide ben yapacagım bu sene.Nedense bu kış hazırlıklarını çok seviyorum ben.Yine kış için yaptıgım kışlık patlıcan salatasını da geçen gn yayınlamıştım sizlere.Ayrıca patlıcan ve yeşil fasulyede koydum dolaba.Bu arada benim iki buzdolabım oldugu için ki bu Antalyada şart bence buzluga kışlık atmak için çok yerim oluyor.Bezelye,börek,kuru patlıcan dolması,mantı,köfte....gibi şeyleri de ekleyince baya birşeyler koymuşum dolaba artık yeter dedim.Domates konservesinin tarifini geçen sene yazmıştım aslında ama bir daha tekrarlama ihitiyacı hissettim.
KIŞLIK DOMATES KONSERVESİ TARİFİ:
  • 10 kg. domates
  • 1 tatlı kaşıgı kadar turşuluk tuz
Yapımı çok basit.Domateslerin üst tarafından bıçakla  iki taraflı çizik atıyoruz ve kaynayan suda bir miktar bekletiyoruz ki kabugu kolay soyulup ziyan olmasın.Aşagıda ki fotografta göründügü şekilde.Kabukları soyup istediginiz büyüklükte dogruyorsunuz.Ben bu aşamada rondomdan yardım aldım.Geniş ve derin bir tencereye koyup biraz da tuz ilave diyoruz.Pişince yani kaynamaya başlayınca 1-2 dakika daha bekleyip altını kapatıyoruz.Bu arada kavanoz kapaklarımızı kaynayan suyun içinde bir süre bekletiyoruz.Ve sıcakken kavanozlara domatesimizi koyup agzını sıkıca kapatıp ters çeviriyoruz.1 gün bu şekilde bekletiyoruz.Sızıntı olup olmadıgını görmek için.Eger sızıntı yoksa kışa hazır demektir.
KARIŞIK DOGRAMA TURŞU TARİFİ:
  • 1 küçük lahana
  • 5 adet havuç
  • 5 kırmızı biber
  • 1 baş sarımsak
  • 5 yemek kaşıgı kaya tuzu
  • 1 yemek kaşıgı toz şeker
  • 1 avuç nohut(turşunun aidini alması için)
  • 2 çay bardagı üzüm sirkesi
  • limon dilimleri
  • 3-4 adet limon tuzu
  • 3 adet yeşil köy biberi

İlk önce lahanayı ortadan ikiye keselim.Ve istedigimiz gibi dograyalım aslında benim amacım ince ince dograyıp öyle yapmaktı ama çok uzun sürecegini düşünerek vazgeçtim.Ama siz ince ince kıyabilirsiniz bütün malzemeyi.Havucu soyduktan sonra dograyın.Kırmızı biberin çekirdeklerini çıkarın dograyın.Tuşu kabına aralarına sarımsak ve limon dilimleri koyarak bütün malzemeleri yerleştirelim.Suyu kaynatıp soguttuktan sonrada içine kaya tuzunu,sirkesini ve 3-4 adet limon tuzunu ekleyip karıştırdım. Sonra kavanozdaki malzemelerin üstüne döküp agzını iyice kapatalım.Suyu zamanla azalırsa su ekleyelim.Ilık bir ortamda turşumuzu olmaya bırakalım.Ve kışın afiyetle yiyelim.

Haberler