Bu günkü konumuz biraz havadan sudan olacak.Aslında bu tarz bekleyen o kadar çok yazım ve fotoğrafım var ki artık hepsi sırayla.Geçen gün facebook ta kestiğiniz marulun kök kısmı ile marul yetiştirme videosu görmüştüm.Hatta başlık olarak hiç bitmeyen marul yazmışlardı.O zamandan beridir aklımdaydı gerçekten olur mu ki acaba diye bir ara yapmaya karar vermiştim.Slogan bile başlı başına beni cezbetti "hiç bitmeyen marul".Çok iddialı değil mi?
Marulu pazardan sık sık alıyorum salata yaptıktan sonra kökünü plastik su dolu bir kaba koydum.Arada suyu azaldıkça su ekledim.Bir baktım marullar yeşil yeşil çıkmaya başladı.Neden bilmem çok sevindim.Sonra plastik kaptan çıkarıp balkonumda ki saksıya ektim.
İşte benim güzel ve hiç bitmeyen marullarım.Benim saksım biraz küçüktü o yüzden bebek marullarım oldu.Büyük bir saksı bulduğumda belki daha büyük hale gelirler.Ne kadar hoş değil mi?Kendi marulumu yetiştiriyorum.
Yanında da maydanozlarım.Ben yeşili çok seviyorum.Siz de deneyin derim.
Kadınlarımız etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kadınlarımız etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
29 Şubat 2016 Pazartesi
2 Mart 2015 Pazartesi
RUNATOLIA ANTALYA
Runanatolıa Antalya da yaşayan insanlar bilirler.Gerçi artık Antalya dışına da taşmış bir koşu maratonu.10 km,yarı maraton(21 km)ve tam maraton olmak üzere kategorileri de varmış.Varmış diyorum çünkü daha 1 senedir bu yarışmayı gerçek anlamda duyuyorum.Daha öncede biliyorduk ama hiç bu kadar yakından ilgilenmemiştik.Bu sene ne mi oldu eşim bu yarışmaya katılmaya karar verdi.1 senedir sigarayı bıraktı ve kendini koşuya verdi.Çok da iyi oldu bence.
İlk yarışmasına eşimle beraber gidecektik ama beklenmedik bir gelişme küçük adam hasta oldu.Maalesef eşimi izlemeye gidemedik.Halbuki ne planlar yapmıştık.Ama çocuklu olunca böyle beklenmedik durumlar ortaya çıkıyor maalesef.Eşim yarı maraton da koştu.Bence tanıtım daha çok yapılmalı bu yarışma için.Bebeğiyle koşanları mı ararsınız,bebeğini bebek arabasıyla iterek koşanlarımı arasınız her türden insan mevcuttu.
Zaten bence önemli olan kazanmak felan değil eğlenmek.Ve bence herkes çok eğlenmişe benziyordu.Pazar günü hava da güzeldi.Piknik yaparak hem koşuyu izledi insanlar hem de vakit geçirdiler.O gün en çok da ehliyetim olmadığına ve araba kullanmayışıma çok yandım.Neden mi?Bir ara küçük adam kendini iyi hisseder gibi oldu.Eğer araba kullanabilseydim atardım çocukları arabaya giderdim eşimin yanına.Bu bana bir ders oldu ve en kısa zamanda ehliyet almaya karar verdim.
Yarışmada birinciler kim oldu hiç bilmiyorum zaten bence çok önemi de yok.Dediğim gibi maksat iyi vakit geçirmek.Eşim dereceye giremediği için biraz üzülmüş olsa da biz onu teselli etmeye çalıştık.Bu arada söylemeden de geçemeyeceğim eşimle inanılmaz gurur duyuyorum.Kısa zamanda vücudu için çok yararlı şeyler yaptı.Ve bu yarışmaya katılmaya karar vermesi bile çok önemli bir cesaretti.Çocuklarımın da babaları ile gurur duyması(gerçi her zaman duyuyorlar) bence ayrı bir zevkti.Ve güzel bir örnekti.
RUNAOLIA'ya seneye sizi de bekleriz.Çünkü yine bir aksilik olmazsa seneye yine oradayız.Bakarsınız bebelerimi de alır bende koşarım.
Zira şehir dışından gelen o kadar çok insan vardı ki.Siz neden gelmeyesiniz.Hem Antalya da tatil yapmış olursunuz hemde yarışarak güzel vakit geçirmiş olursunuz.
İlk yarışmasına eşimle beraber gidecektik ama beklenmedik bir gelişme küçük adam hasta oldu.Maalesef eşimi izlemeye gidemedik.Halbuki ne planlar yapmıştık.Ama çocuklu olunca böyle beklenmedik durumlar ortaya çıkıyor maalesef.Eşim yarı maraton da koştu.Bence tanıtım daha çok yapılmalı bu yarışma için.Bebeğiyle koşanları mı ararsınız,bebeğini bebek arabasıyla iterek koşanlarımı arasınız her türden insan mevcuttu.
Zaten bence önemli olan kazanmak felan değil eğlenmek.Ve bence herkes çok eğlenmişe benziyordu.Pazar günü hava da güzeldi.Piknik yaparak hem koşuyu izledi insanlar hem de vakit geçirdiler.O gün en çok da ehliyetim olmadığına ve araba kullanmayışıma çok yandım.Neden mi?Bir ara küçük adam kendini iyi hisseder gibi oldu.Eğer araba kullanabilseydim atardım çocukları arabaya giderdim eşimin yanına.Bu bana bir ders oldu ve en kısa zamanda ehliyet almaya karar verdim.
Yarışmada birinciler kim oldu hiç bilmiyorum zaten bence çok önemi de yok.Dediğim gibi maksat iyi vakit geçirmek.Eşim dereceye giremediği için biraz üzülmüş olsa da biz onu teselli etmeye çalıştık.Bu arada söylemeden de geçemeyeceğim eşimle inanılmaz gurur duyuyorum.Kısa zamanda vücudu için çok yararlı şeyler yaptı.Ve bu yarışmaya katılmaya karar vermesi bile çok önemli bir cesaretti.Çocuklarımın da babaları ile gurur duyması(gerçi her zaman duyuyorlar) bence ayrı bir zevkti.Ve güzel bir örnekti.
RUNAOLIA'ya seneye sizi de bekleriz.Çünkü yine bir aksilik olmazsa seneye yine oradayız.Bakarsınız bebelerimi de alır bende koşarım.
Zira şehir dışından gelen o kadar çok insan vardı ki.Siz neden gelmeyesiniz.Hem Antalya da tatil yapmış olursunuz hemde yarışarak güzel vakit geçirmiş olursunuz.
Etiketler:
antalya,
antalya koşu yarışı,
Kadınlarımız,
koşu yarışları,
runatolıa,
runatolıa yarışması
17 Şubat 2015 Salı
ÖZGECAN ASLAN
Özge isminin anlamı cana yakın,sıcakkanlı,yürekli,gözüpek demekmiş.Ailesi bu ismi ona verirken belki de candan bile cana yakın olsun istedi.O Türkiye'de yaşayan bir kadın,bir evlat.Hunharca katledilen bir kız çocuğu. Birçoğumuzun belki de kıyısından döndüğü bir kaderi yaşadı.Buna kader demek de doğru mu ondan da emin değilim.Artık Türkiye de kadın istatistiklerine bakamıyorum.Bu yaşayanlar kadınların alın yazısı imajı ortadan kalkmalı bence.Türkiye bilinçlenmeli.Bir insan kendisine can vermiş olan kadına ve onun gibi birçok kadına nasıl bu şekilde davranabilir.Bu kişilere de insan demek doğru değil zaten. Özgecan hayat dolu bir kadın,yüzündeki o gülüşleri,gözünde ki o ışıltıları kimsenin söndürmeye hakkı yoktu.Beren Saati'in dediği gibi dilerim ki son geceni hiç hatırlamazsın Özgecan.
14 Mayıs 2014 Çarşamba
BUGÜN GÜNLERDEN HÜZÜN
Hüzne uyandık bugün.Yürek dağlayan bekleyişler,haykırışlar bütün Türkiyeyi sardı.Acıları acılarımız oldu.Bekleyenlerin gözyaşları taa içimize aktı.Sorumlu aramak ne fayda işçi ölümlerinde dünyada birinci sıradayken.Herkes kendisini sorgulamalı.Ölümlerden bir parçada olsa birçoğumuz sorumlu değil miyiz?
Soma da evde babasını,eşini,oğlunu bekleyen bunca insan var.Ateş düştü birçok eve.Yürekler yangın yeri.Bitsin artık çocuklar babasız,analar oğulsuz kalmasın.
Ölenlere Allah'tan rahmet,kalanlara acil şifa,ölenlerin yakınlarına da sabır diliyorum.
Soma da evde babasını,eşini,oğlunu bekleyen bunca insan var.Ateş düştü birçok eve.Yürekler yangın yeri.Bitsin artık çocuklar babasız,analar oğulsuz kalmasın.
Ölenlere Allah'tan rahmet,kalanlara acil şifa,ölenlerin yakınlarına da sabır diliyorum.
25 Ekim 2011 Salı
VANDAN GERİYE KALANLAR
Geri de enkaz,enkaz altında kalan hayatlar ve onların hikayeleri kaldı bizlerde.Yakın bir zamanda acılar biraz olsun hafiflediginde suçlu aranacak.Yıkılan kamu binalarının,okulların,hasar gören hastanelerin ve yedi katlı binada dahil bütün yıkılan evlerin envanteri çıkarılıp işte suçlu bu diyecekler.Hepimiz yüzlerine tükürecegiz bu insanların,hatta vatan haini ilan edecegiz.Gerçekten suçlular ama ya bunları kontrol etmesi gereken merciler de hiç suç yok mu?Hep diyoruz ya insan hayatı bu kadar ucuz mu diye evet bizim ülkemizde insan hayatı gerçekten bu kadar ucuz.Ve Kızılay depremin üstünden 2 saat geçtikten sonra Van'a vardık diyen Kızılay.Yine sınıfta kaldı.Vanın sogugunda yine insanlar açıkta kaldı.Biz Antalya gibi bir memlekette üşürken kimbilir Van da insanlar ne yapıyordur.
Geceleri uyumaya çalışırken nefesim kesiliyor.Enkazlar düşüyor aklıma kaybolan hayatlar,parçalanan aileler ve moloz yıgınları.Hayatları bir daha eskisi gibi olamayacak insanlar geliyor aklıma.Nefes alamadıgımı hissediyorum.Ben ne yapmalıyım nasıl yardım etmeliyim diye düşünüyorum.Okulların düzenledigi yardım kampanyalarına katılmaya çalışıyorum elimden geldigince.Depremzede bir eşim ve ailesi oldugu için acılarını taa içimde hissediyorum ve yardım için daha ne yapabiliriz diye düşünüyorum.Antalyalı arkadaşlara sesleniyorum peki biz bloglar olarak ne yapabiliriz bir şeyler yapmalıyız.Vandaki insanlar yalnız olmadıklarını hissedebilmeli.
Geceleri uyumaya çalışırken nefesim kesiliyor.Enkazlar düşüyor aklıma kaybolan hayatlar,parçalanan aileler ve moloz yıgınları.Hayatları bir daha eskisi gibi olamayacak insanlar geliyor aklıma.Nefes alamadıgımı hissediyorum.Ben ne yapmalıyım nasıl yardım etmeliyim diye düşünüyorum.Okulların düzenledigi yardım kampanyalarına katılmaya çalışıyorum elimden geldigince.Depremzede bir eşim ve ailesi oldugu için acılarını taa içimde hissediyorum ve yardım için daha ne yapabiliriz diye düşünüyorum.Antalyalı arkadaşlara sesleniyorum peki biz bloglar olarak ne yapabiliriz bir şeyler yapmalıyız.Vandaki insanlar yalnız olmadıklarını hissedebilmeli.
19 Ekim 2011 Çarşamba
KARALAR BAGLADI ANADOLU
Memleket isterim
Gök mavi,dal yeşil,tarla sarı olsun;
Kuşların çiçeklerin diyarı olsun.
Memleket isterim
Ne başta dert,ne gönülde tasa olsun;
Kardeş kavgasına bir nihayet olsun.
Memleket isterim
Ne zengin fakir,ne sen ben farkı olsun;
Kış günü herkesin evi barkı olsun.
Memleket isterim
Yaşamak,sevmek gibi gönülden olsun;
Olursa bir şikayet ölümden olsun.
Cahit Sıtkı TARANCI
Oglum okula alışmakta zorlanıyor demiştim ya artık demiyorum.Varsın alışamasın ama hep benimle olsun.Kokusunu her daim içime çekebileyim,ellerini,gözlerini öpeyim,hasta olunca sabaha kadar bekleyeyim,oglum ugruna uykusuzluktan gözlerim şişsin.Büyüyünce okul telaşını yaşayayım,aşk acısını dindirmek için ugraşayım,geçer oglum diyeyim,çocuklarını büyüteyim.Yeter ki her zaman sesini duyabilecegim yakınlıkta olsun.Bir çocuk kolay dünyaya gelmiyor,kolay büyütülmüyor.Her ana,baba ne sıkıntılar çekiyor çocuklarını büyütürken.Kimbilir yuvalarına ateş düşen analar neler çekerek büyüttü evlatlarını.İşte tamam büyüdü artık kendini kurtarabilir dediklerinde ise tabutlarını yolladılar evlere.Acı gözyaşı oldu,çıglık oldu.Nedenini bile anlamakta zorluk çektigimiz bir savaş ugruna evlatlarımız şehit düştü.Bitti mi peki,bu son muydu?HAYIR.Daha nice haber bültenlerinde bir bir topraga verilen evlatlar görecegiz.Analar,babalar,kardeşler,eşler,çocuklar yine aglayacak.Yine karalar baglayacak Anadolu.Kana doymadı bu topraklar eger birileri birşey yapmazsa da doymamaya devam edecek.
BUGÜN KARALAR BAGLADI ANADOLU.
16 Eylül 2011 Cuma
HÜRRİYET-BUMERANG-YAZARKAFE-SAHRAP SOYSAL
Bu yazım hem bilgilendirmek hem de teşekkür amaçlıdır.Neredeyse 2009 yılından beridir blogum açık.Yani 2 yılı aşkındır sizleri tanıma şerefine nail oldum.İyiki de açmışım birçok arkadaşla belki yüzyüze degil ama bilgisayar aracılıgı ile güzel arkadaşlıklarım oldu.Kimileri bana yardım etti,kimilerine ben yardım ettim.Blogumu nasıl açtım veya neden açtım hiç hatırlamıyorum ama sonuna kadar devam etmek istedigimi biliyorum.Blogumu ilk açtıgım zamanlarda neden benim yazılarımı kimse okumuyor veya okuyorsa neden bana mesaj yazmıyor diye hep üzülüyordum.Hepimizin her zaman dedigi gibi yazdıgımız yazılara bırakılan mesajlar bizi çok ama çok mutlu ediyor.İşte böyle bir zamanda tanıştım Hürriyet'in bumerang sayfası ile.Daha sonra arkasından yazarkafe ile.Bu sayfalara üye olayım bari bakalım ne olacak dedim ve ondan sonra olanlar oldu.Ne mi oldu yazdıgım tarifleri okuyan,benim sayfama ziyarete gelen kişiler çogaldı.Hani Nazım Hikemet demiş ya Abidin Dino'ya bana mutlulugun resmini çizebilirmisin diye işte o an bana mutlulugun resmini Hürriyet çizdi.İyi ki de çizmiş neredeyse 2 seneye yakındır sayfamdaki yazılar Yazarkafe ve bumerangda da yayınlanıyor.Hatta ilk sayfada blogum yayınlanıyor,hatta facebook da günün blogu olarak yayınlanıyorum.Bu inanılmaz güzel bir mutluluk.Ve bu mutlulugun karşısında hiç bedel ödemiyorsunuz.Bu aralar hürriyet yeni bir uygulama ile bloglarda reklam yayınlama ve para kazandırma olayına da girdi.İyiki de girdi.Bu sayede belki birgün çok önemli olmasada para kazanabilecegim.Bu arada geçen gün facebbokda yayınlanan yarışmada aslında tam olarak yarışmada degildi Sahrap soysalın salata ve mezeler kitabını kazandım.Bu küçük hediyeler insanı inanılmaz motive ediyor biliyorsunuz.Yani lafı çok uzattım kısacası hala ne duruyorsunuz?Hadi hep beraber HÜRRİYETLİ,BUMERANGLI VE YAZARKAFELİ OLMAYA.
Sevgiler.
Sevgiler.
13 Haziran 2011 Pazartesi
ADRASAN(ÇAVUŞKÖY)
Dana önceleri günübirlik gidip geldigimiz Adrasana bu sefer 1 gece kalmak için gittik.Adrasan Antalyanın Kumluca ilçesine baglı bir belde.Çevresi çam agaçları ile kaplı bir koy.Geniş ve uzun bir kumsalı ve muhteşem bir denizi var.
Büyük oteller,gürültülü barlar yok Adrasanda.Eger kafa dinlemek için bir tatil arıyorsanız burası tam size göre.İlk gün soguk olan denize aldırış etmeden denizer girdi bizimkiler.Su henüz tam sıcaklıga ulaşmamış.Ama yinede harikaydı.
Bütün pansiyon ve oteller boş oldugu için seçim yapma ve pazarlık şansımız vardı.Ve tercihimizi Erenler otelden yana kullandık.Bütün pansiyon ve otellerde oldugu gibi burası da bir aile işletmesi.Çocukların eglenebilmesi için bir sürü oyuncak kurmuşlar bahçeye.Bizimkiler çok eglendi.Genelde yarım pansiyon usulü çalışıyorlar.Odalar küçük ama temiz.Geceligi kişi başı 60 tl ye yarım pansiyon.(akşam yemeginde et veya balık seçme şansınız var)
Genelde pansiyonlar deniz kenarında sıralı.Pansiyonların bir kısmında küçük de olsa havuzlar var ama bence otelden çıkıp denize girmek daha keyifli.
Belki birçogunuz tatil için seçeneklerini yaptı ve okulların tatil olmasını bekliyor.Ama tatil için programı yapmayanlar için Adrasanıda seçenekleriniz arasına almayı unutmayın.Adrasanın tek kötü yanı sivrisenekleri.Ama bunun için yanınıza alacagınız ilaç veya tabletler sorununuzu ortadan kaldıracaktır.
Sakinlik ve huzur bence Adrasanı anlatmak için yeterli.Genelde zaten aileler geliyor buraya.Biz memnun kaldık umarım sizlerinde birgün yolu düşer buraya ve memnun kalırsınız.
8 Mayıs 2011 Pazar
ANNELER GÜNÜNÜZ KUTLU OLSUN
Bütün annelerimize,anne adaylarımıza hatta bütün kadınlara kucak dolusu sarı laleler yolluyorum.Hepimizin anneler günü kutlu olsun.Gün bugündür çıkaralım keyfini.Gerçi anneler gününde bile kahvaltıyı ben hazırladım ama olsun ne yapalım.Oglum annem seni çok kocaman ama en kocaman ben seviyorum dedi ve benim için dünya durdu o anda.Bir ömür kahvaltı hazırlayabilirim bu gazla.Sevgiler.
22 Mart 2011 Salı
DAGLARINA BAHAR GELMİŞ MEMLEKETİMİN
Sizleri bugün yemekle degilde doga ile başbaşa bırakıyorum.Antalyaya bahar gelmiş.Her taraf yemyeşil ve çiçekler muhteşem.Limon agaçları çiçeklerini açmış.Her taraf misler gibi kokuyor.
31 Aralık 2010 Cuma
MUTLU YILLAR
Hepinize mutlu yıllar diliyorum.Kendim ve sizler için saglıklı,mutlu ve huzurlu yıllar diliyorum.Dünyamız için ise sevgilerin çogaldıgı,silahların sustugu,çocukların güldügü,kadınların şiddet görmedigi,kimsenin hakkının kimseye geçmedigi bir yıl diliyorum.
6 Eylül 2010 Pazartesi
RAMAZAN BAYRAMI
Ramazan bayramında aranızda olmayacagımdan dolayı hepinizin bayramını şimdiden kutlamak istedim arkadaşlar.Sevdiklerinizle beraber geçireceginiz,dost ve akraba ziyaretlerine gideceginiz,çocuklarınızın kapı kapı dolaşıp şeker toplayacagı,büyük masaların kuruldugu,güzel tatlıların piştigi,bayram ayakkabılarının yatakların altında saklandıgı,heyecandan uyunmayan.......bir bayram geçirmeniz dilegiyle.RAMAZAN BAYRAMINIZ KUTLU OLSUN.Sevgiyle kalın.
21 Nisan 2010 Çarşamba
2010 BLOG ÖDÜLLERİ ve ÜLKERİN SÜPRİZİ
2010 Blog ödüllerine bende katıldım arkadaşlar.Umarım hepimiz için en iyisi olur.Blog ödülleri yemek kategorisi sponsoru Ülker bana dün bir süpriz yaptı ve resimdeki şık bir kutunun içindeki pötibör bisküvileri gönderdi.İçinde güzel bir kartta vardı.Ülker'e blogum aracılıgıyla teşekkür etmek istedim.Hepimize bol şanslar.
8 Nisan 2010 Perşembe
OGLUMUN DOĞUM GÜNÜ,GÖLCÜK,AMASRA,AMASRA SALATASI ve ADAPAZARI
22 Aralık 2009 Salı
SİYAH ÜZÜM HAKKINDA

Siyah üzüm hafıza kaybını azaltıyor Bilim adamlarına göre, siyah üzüm suyu içmek, hafıza kaybını azaltıyor ve hatta bu kaybı tersine çevirebiliyor. Dış Haberler Servisi 17 Aralık 2009 15:14
Cincinnati Üniversitesi Psikiyatri bölümünde görevli bilim adamları, erken hafıza kaybı yaşayan 12 kişiyle bir çalışma yaptı. Sonuçta, 12 hafta boyunca üzüm suyu içenlerin farklı zihin testlerinde iyi bir performans gösterdikleri görüldü.
Araştırmacılar, iki ayrı grup oluşturdu. İlk gruba Massachusetts' in Concord bölgesinde yetiştirilmiş saf Concord üzümü suyu verilirken ikinci grup ise hiçbir şey içmedi. Deney süresince her iki gruba da düzenli hafıza testi yapıldı. Araştırma sonucuna göre birinci gruptakilerin yarısında daha uzun süreli gelişme kaydedildi.
Uzmanlar, bu sonuçların arkasındaki neden olarak ciltteki antidoksanlar ve meyvenin suyunu görüyorlar. Gruplar arasında önemli derecede farklılıklar olmamasına rağmen, saf siyah üzüm suyu içenlerde öğrenmede önemli gelişmeler görüldü. Bu eğilimin kısa süreli zihinde tutmayı sağladığı ve sözsüz hafızayı geliştirdiği belirtiliyor.
Araştırma sonuçlarına göre, meyve ve sebze gibi antioksidanlar bakımından zengin yiyecekler ile bunların yüzde 100 meyve suları bilişsel fonksiyonu korumaya yardımcı oluyormuş.
Not:bilgiler btnet.com.tr'den alıntıdır.
21 Aralık 2009 Pazartesi
BULAŞIK MAKİNASI ve ELMA SİRKESİ


Belki birçogunuz biliyordur ama ben yine de yazayım istedim.Yıllardır bulaşık makinasında kullandıgım parlatıcının zararlı oldugunu bile bile kullanırdım.Ama hiç içime sinmezdi yıkanan bulaşıklar.Yıkanan bulaşıklar çıkınca bir de ben sudan geçirirdim üstünde deterjan kalıntısı kalmasın diye.Geçen gün arkadaşım telefonda bana artık parlatıcı kullanmadıgını gittigi çocuk doktorunun onlara elma sirkesini tavsiye ettigini söyledi.Ben olur mu öyle şey kokusu kalır dedim.Ama doktor elma sirkesinin güçlü bir antiseptik oldugunu söylemiş ve kokusunun kalmayacagını söylemiş.O uzun zamandır kullanıyormuş.Denemekten sakınca gelmez deyip koydum bulaşık makinesine elma sirkesini.Yıkanan bulaşıklara baktım ne koku ne birşey.Aynı zamanda parlatıcı deterjan kadar güzel parlatmış.Çok sevindim bu duruma ve uzun zamandır bu şekilde kullanıyorum.Artık yıkanan bulaşıklar içime siniyor.Ayrıca internette de araştırdım bu şekilde kullanan arkadaşlar da varmış.Eger aranızda bilmeyenler varsa diye de elma sirkesinin bu şekilde de kullanıldıgını söylemek istedim.Yaşasın artık biberonları bile atabiliyorum bulaşık makinesine.
Resimler zayiflamagunlugu.com'dan alıntıdır.
25 Kasım 2009 Çarşamba
BAYRAMINIZ KUTLU OLSUN
12 Eylül 2009 Cumartesi
KAYSERİ GEZİMİZ
Uzun zamandır gitmeyi planlayıpta bir türlü gidemedigimiz Kayseri tatiline sonunda Efe ile beraber gittik.O kadar çok eglendik ki 1 hafta bize yetmedi.Bu süre esnasında bloguma fırsat bulupta birşeyler yazamadım.Sadece arada sırada girip güzel yorumlarınızı okudum.Hepinize teşekkür ederim.Hatfa içinde hepiniz güzel tariflerini bir bir okuyacagım.Sevgiler.
19 Ağustos 2009 Çarşamba
ÖDÜLÜM VE MİM
Yine uzun bir ara oldu arkadaşlar.Bu süreç esnasında bana bu ödülü layık gören Tuba'ya ve Maydanoza teşekkür etmek istiyorum.Sizler yani blog arkadaşlarım hepiniz benim için çok özelsiniz.
Bu ödülü dagıtmak gerekiyor tabii ki.Aslında gönlüm herkese göndermek istiyor ama yedi kişi seçmek gerekiyormuş.
http://dilekkmutfakta.blogspot.com/
http://3prenses.blogspot.com/
http://akasyakokusu.blogspot.com/
http://yasenince.blogspot.com/
http://mertimbenim.blogspot.com/
http://eyerhagu.blogspot.com/
http://gamzeli-anne.blogspot.com/
Bu ödülü dagıtmak gerekiyor tabii ki.Aslında gönlüm herkese göndermek istiyor ama yedi kişi seçmek gerekiyormuş.http://dilekkmutfakta.blogspot.com/
http://3prenses.blogspot.com/
http://akasyakokusu.blogspot.com/
http://yasenince.blogspot.com/
http://mertimbenim.blogspot.com/
http://eyerhagu.blogspot.com/
http://gamzeli-anne.blogspot.com/
Bu arada güzel arkadaşım Kelebekana beni mimlemiş ama ben ancak cevap yazabiliyorum.Ne olur kusura bakma.
1-hangi şehirde yaşıyorsun?
Antalya da yaşıyorum.
2-mesleğin nedir ?
Üniversite mezunu ev hanımıyım
3-blog yazmaya başlama kararını nasıl aldın??
Bugüne kadar hep blogları takip ederdim.Ama tabiî ki bu kararı uzman tv’yi seyrederken aldım
4-ne zamandır blog yazıyorsun??
2009 Şubat
5-bloğunu hangi sıklıkla ziyaret edersin ??
Hergün 1-2 defa
6-PCaçıldığında bloğunu açmak kaçıncı işin??
İlk işim
7-başka bloglarda görüpte aldığın yada gittiğin yer oldumu ??
başka bloglarda görüpte aldıgım bir şey yok ama gittigim yerler oldu.
8-bloğunda hangi konulardan bahsetmek seni mutlu eder?
Mutfagımdan çıkan yemeklerden.
9-blog aracılığıyla para kazanmak fikrine nasıl bakıyorsun ??
Neden olmasın
10-bu mimi kimler yazsın?
Cevaplamak isteyen herkes.
Antalya da yaşıyorum.
2-mesleğin nedir ?
Üniversite mezunu ev hanımıyım
3-blog yazmaya başlama kararını nasıl aldın??
Bugüne kadar hep blogları takip ederdim.Ama tabiî ki bu kararı uzman tv’yi seyrederken aldım
4-ne zamandır blog yazıyorsun??
2009 Şubat
5-bloğunu hangi sıklıkla ziyaret edersin ??
Hergün 1-2 defa
6-PCaçıldığında bloğunu açmak kaçıncı işin??
İlk işim
7-başka bloglarda görüpte aldığın yada gittiğin yer oldumu ??
başka bloglarda görüpte aldıgım bir şey yok ama gittigim yerler oldu.
8-bloğunda hangi konulardan bahsetmek seni mutlu eder?
Mutfagımdan çıkan yemeklerden.
9-blog aracılığıyla para kazanmak fikrine nasıl bakıyorsun ??
Neden olmasın
10-bu mimi kimler yazsın?
Cevaplamak isteyen herkes.
Aynı zamanda bir mim de ferzandan gelmiş ama ben cevaplamayı atlamışım onu da yanıtlamak istiyorum ve ferzan arkadaşıma da kusura bakma demek istiyorum.Konu CESARET NEDİR?
CESARET;anne olmaktır.
CESARET;herkesin korktugu bir konu da fikrini söylemektir
CESARET;zorluklara karşı gögüs germektir.............
4 Ağustos 2009 Salı
DOGUM GÜNÜ PASTAM VE MİM
-Niçin blog yazarısınız?
-Paylaşmak için...
- Son zamanlarda hiç vakit ayıramadığınız bir uğraş?
-Ders çalışmak.
-Şuan için imkanınız olsa gerçekleştireceğiniz hayaliniz?
-Karadeniz turu
-Hayatınızda iyiki yapmışım dediğiniz üç şey?
-evliligim,oglum ve ailemin çocugu olmak
-Mutfakta en sevdiğiniz uğraş?
-Herşey
-En sevdiğiniz 3 yemek?
-Yeşil fasulye,börekler,mantı
-Giyim konusunda abarttığınız eşya?
-Çanta
-Çocuklarınıza nasıl hitap edersiniz?Çocuk yoksa anne babanz size nasıl hitap eder?
-Aşkım,Sevdam
-Sizi anlatan bir resim?
-aslında olgumun resmini koyacaktım ama çok yer kapladı.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)




















